A ile başlayan terimler

  • Askeri psikoloji alanları

    Askeri psikoloji alanları, askeri personelin zihinsel sağlığı, performansı ve uyumunu inceleyen klinik, operasyonel, örgütsel ve insan faktörleri psikolojisi alt dallarını kapsar.

  • Adli psikoloji uygulamaları

    Adli psikoloji uygulamaları, psikolojinin hukuk sistemi içinde kullanıldığı, suçlu profili çıkarma, tanık ifadelerinin değerlendirilmesi ve adli değerlendirme gibi alanları kapsar.

  • Afet psikolojisi müdahaleleri

    Afet psikolojisi müdahaleleri, doğal veya insan kaynaklı afetler sonrasında bireylerin ve toplulukların psikolojik iyilik halini desteklemek için uygulanan kriz müdahalesi, psikolojik ilk yardım ve uzun süreli terapötik yaklaşımları kapsar.

  • Antisosyal kişilik bozukluğu

    Antisosyal kişilik bozukluğu, başkalarının haklarını hiçe sayma, empati yoksunluğu ve manipülatif davranışlarla karakterize bir kişilik bozukluğudur.

  • Ağrı yönetimi psikolojisi

    Ağrı yönetimi psikolojisi, kronik ağrının duygusal, bilişsel ve davranışsal boyutlarını ele alan, ağrı algısını ve baş etme becerilerini iyileştirmeyi hedefleyen bir psikoloji alanıdır.

  • Aile psikolojisi kavramları

    Aile psikolojisi kavramları, aile üyeleri arasındaki ilişkileri, iletişim kalıplarını ve aile dinamiklerini inceleyen psikolojik terimlerdir.

  • Akış deneyimi nasıl elde edilir

    Akış deneyimi, bir aktiviteye tamamen dalındığında ortaya çıkan optimal zihinsel durumdur. Elde etmek için net hedefler, anında geri bildirim ve zorluk-beceri dengesi gerekir.

  • Anoreksiya nervoza belirtileri

    Anoreksiya nervoza, bireyin düşük vücut ağırlığı, yoğun kilo alma korkusu ve beden algısında bozulma ile karakterize bir yeme bozukluğudur.

  • Alkol bağımlılığı tedavisi

    Alkol bağımlılığı tedavisi, bireyin alkol kullanımını kontrol altına almasına veya tamamen bırakmasına yardımcı olan tıbbi ve psikolojik müdahaleler bütünüdür.

  • Akut stres tepkileri

    Akut stres tepkileri, travmatik bir olayın hemen ardından ortaya çıkan, geçici yoğun kaygı, şaşkınlık ve fiziksel belirtilerle seyreden doğal bir psikolojik yanıttır.

  • Ahlak gelişimi Kohlberg

    Kohlberg'in ahlak gelişimi kuramı, bireyin ahlaki yargılarının gelenek öncesi, geleneksel ve gelenek sonrası olmak üzere üç düzeyde altı evreden geçtiğini öne sürer.

  • Alzheimer hastalığı evreleri

    Alzheimer hastalığı evreleri, hastalığın başlangıcından ileri döneme kadar olan sürecini tanımlayan, hafif bilişsel bozukluk, orta evre ve şiddetli evre gibi aşamalardan oluşan klinik bir sınıflamadır.

  • Amnezi türleri

    Amnezi türleri, hafıza kaybının farklı biçimlerini tanımlar: retrograd (geçmiş anıların kaybı), anterograd (yeni anı oluşturamama), geçici global, disosiyatif ve diğerleri.

  • Aile terapisi teknikleri

    Aile terapisi teknikleri, aile üyeleri arasındaki iletişim sorunlarını, çatışmaları ve işlev bozukluklarını gidermek için kullanılan yapılandırılmış müdahale yöntemleridir.

  • Akut stres bozukluğu nedir

    Akut stres bozukluğu, travmatik bir olayın ardından ortaya çıkan ve 3 gün ile 1 ay arasında süren yoğun kaygı, yeniden yaşantılama ve kaçınma belirtileriyle karakterize bir psikolojik durumdur.

  • Atalet duygusu

    Atalet duygusu, bireyin harekete geçme veya karar verme konusunda yaşadığı yoğun isteksizlik ve durgunluk halidir; genellikle motivasyon eksikliği ve düşük enerji ile karakterizedir.

  • Antisosyal kişilik bozukluğu tedavisi

    Antisosyal kişilik bozukluğu tedavisi, başkalarının haklarını ihlal eden kalıcı davranış örüntülerini yönetmeye yönelik psikoterapi ve destekleyici müdahaleleri içerir.

  • Anoreksiya nervoza prognozu

    Anoreksiya nervoza prognozu, tedaviye erken başlama, kilo alımı ve psikolojik destekle değişkenlik gösterir; kronikleşme ve mortalite riski yüksektir.

  • Anksiyete ve performans kaygısı

    Anksiyete ve performans kaygısı, bireyin bir görevi yerine getirirken yetersiz kalma korkusuyla yoğun endişe ve fizyolojik uyarılma yaşamasıdır.

  • Alt benlik kavramı

    Alt benlik, psikodinamik kuramda bilinçdışı süreçlerin, ilkel dürtülerin ve bastırılmış anıların bulunduğu zihinsel yapıdır.

  • Algısal yanılsamalar

    Algısal yanılsamalar, duyusal uyaranların gerçek fiziksel özelliklerinden farklı algılanmasına neden olan yanlış veya çarpık algılardır.

  • Aktif dinleme teknikleri

    Aktif dinleme teknikleri, iletişimde karşıdaki kişiyi anlamak ve doğru geri bildirim vermek için kullanılan yöntemlerdir.

  • Akran zorbalığı önleme programları

    Akran zorbalığını önlemek ve okul iklimini iyileştirmek için geliştirilen, öğrenci, öğretmen ve aileleri kapsayan sistematik müdahale programlarıdır.

  • Aile içi şiddet döngüsü

    Aile içi şiddet döngüsü, fiziksel, duygusal veya psikolojik şiddetin tekrarlayan bir örüntüyle gerilim, patlama ve balayı evrelerinden oluşan döngüsel sürecidir.

  • Aşırı ani yavaşlık

    Aşırı ani yavaşlık, psikomotor yavaşlamanın bir türü olup, bireyin hareket, düşünce ve konuşma hızında beklenmedik ve belirgin bir azalma ile karakterizedir.

  • Aşırı yavaş

    Aşırı yavaş, günlük yaşam aktivitelerini tamamlamada belirgin ve sürekli bir yavaşlık gösteren, genellikle depresyon, anksiyete veya nörolojik durumlarla ilişkili bir psikomotor belirtidir.

  • Aşırı yavaş yavaşlık

    Aşırı yavaş yavaşlık, bireyin günlük işlerini, hareketlerini veya düşüncelerini normalden belirgin şekilde yavaş gerçekleştirmesi durumudur.

  • Aşırı yavaş hız

    Aşırı yavaş hız, psikomotor yavaşlama olarak da bilinir; hareket, konuşma ve düşünme hızında belirgin azalmayla karakterize bir durumdur.

  • Aşırı ani hız

    Ani ve yoğun bir hızlanma hissiyle karakterize, genellikle kaygı bozuklukları veya panik atakla ilişkili bir psikolojik belirtidir.

  • Aşırı yavaş durağanlık

    Aşırı yavaş durağanlık, bireyin fiziksel ve zihinsel faaliyetlerinde belirgin bir yavaşlama ve hareketsizlik hali olup, genellikle depresyon, katatoni veya nörolojik durumlarla ilişkilidir.

  • Aşırı ani durağanlık

    Aşırı ani durağanlık, özellikle katatonik şizofrenide görülen, kişinin uzun süre hareketsiz kalması ve çevresel uyaranlara yanıt vermemesidir.

  • Aşırı yavaş hareket

    Aşırı yavaş hareket (bradikinezi), hareketlerin belirgin şekilde yavaşlaması ve başlatılmasında güçlük ile karakterize bir motor semptomdur. Genellikle Parkinson hastalığı gibi nörolojik durumlarla ilişkilidir.

  • Aşırı ani hareket

    Aşırı ani hareket, beklenmedik, kontrolsüz ve hızlı fiziksel tepkileri tanımlar; genellikle kaygı, tik bozuklukları veya travma sonrası stres tepkisi ile ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş sabitlik

    Aşırı yavaş sabitlik, kişinin günlük işlerde olağandışı yavaşlık ve esneklik kaybı sergilemesi, genellikle depresyon veya obsesif-kompulsif bozuklukla ilişkilidir.

  • Aşırı ani sabitlik

    Aşırı ani sabitlik, bireyin bir düşünce, duygu veya davranışa katı biçimde bağlanıp değişime direnç göstermesi durumudur; esneklik kaybı ve uyum sorunlarıyla karakterizedir.

  • Aşırı yavaş değişkenlik

    Aşırı yavaş değişkenlik, bireyin duygusal, bilişsel veya davranışsal süreçlerinde değişime karşı aşırı direnç göstermesi ve uyum sağlamada belirgin yavaşlık yaşaması durumudur.

  • Aşırı ani değişkenlik

    Aşırı ani değişkenlik, duygudurum, düşünce veya davranışlarda beklenmedik ve hızlı dalgalanmaları ifade eder; sıklıkla borderline kişilik bozukluğu veya bipolar bozukluk gibi durumlarla ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş katılık

    Aşırı yavaş katılık, bireyin düşünce ve davranışlarında esneklik kaybıyla kendini gösteren, değişime karşı yoğun direnç ve rutinlere aşırı bağlılıkla karakterize bir psikolojik durumdur.

  • Aşırı ani katılık

    Aşırı ani katılık, bireyin beklenmedik bir şekilde katı, esnek olmayan ve değişime dirençli bir tutum sergilemesidir. Genellikle kaygı bozuklukları, obsesif-kompulsif bozukluk veya travma sonrası stres bozukluğu ile ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş esneklik

    Aşırı yavaş esneklik, bireyin değişen koşullara uyum sağlamada aşırı yavaşlık ve katılık göstermesi, düşünsel ve davranışsal esnekliğin belirgin şekilde azalması durumudur.

  • Aşırı ani esneklik

    Aşırı ani esneklik, bireyin karşılaştığı olumsuz olaylara rağmen hızla toparlanması ve normal işlevselliğe dönmesi durumudur; bu, genellikle duygusal bastırma veya inkar ile ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş uyumluluk

    Aşırı yavaş uyumluluk, bireyin çevresel değişikliklere veya yeni durumlara uyum sağlama hızının belirgin şekilde düşük olmasıdır; genellikle esneklik eksikliği ve değişime dirençle kendini gösterir.

  • Aşırı ani uyumluluk

    Aşırı ani uyumluluk, bireyin çevresel taleplere veya sosyal baskılara hızlı ve sorgusuz sualsiz uyum sağlaması, kendi ihtiyaçlarını bastırması durumudur.

  • Aşırı yavaş ahenk

    Aşırı yavaş ahenk, bireyin motor ve bilişsel işlevlerinde belirgin bir yavaşlama ile karakterize, psikomotor geriliğin bir belirtisidir.

  • Aşırı ani ahenk

    Aşırı ani ahenk, kişinin başkalarıyla uyum sağlamak için kendi ihtiyaçlarını ve duygularını aniden bastırarak aşırı uyumlu davranmasıdır.

  • Aşırı yavaş uyumsuzluk

    Aşırı yavaş uyumsuzluk, bireyin günlük yaşam aktivitelerini aşırı yavaş bir hızda gerçekleştirmesi ve bu durumun işlevselliğini olumsuz etkilemesidir. Depresyon, anksiyete veya dikkat eksikliği gibi durumlarla ilişkilendirilebilir.

  • Aşırı ani uyumsuzluk

    Aşırı ani uyumsuzluk, bireyin beklenmedik ve yoğun bir stres karşısında uyum sağlama becerisinin geçici olarak kaybolmasıdır.

  • Aşırı yavaş dengesizlik

    Aşırı yavaş dengesizlik, psikomotor yavaşlama ve duygusal dalgalanmalarla seyreden, günlük işlevselliği bozan bir durumdur.

  • Aşırı ani dengesizlik

    Aşırı ani dengesizlik, duygusal durumda beklenmedik ve yoğun dalgalanmalarla karakterize, günlük işlevselliği bozabilen bir psikolojik belirtidir.

  • Aşırı yavaş denge

    Aşırı yavaş denge, bireyin günlük işlevselliğini etkileyecek derecede yavaş hareket etmesi ve karar vermesidir; genellikle depresyon, anksiyete veya nörolojik durumlarla ilişkilidir.

  • Aşırı ani denge

    Aşırı ani denge, bireyin beklenmedik bir şekilde fiziksel veya duygusal dengesini kaybetmesiyle ortaya çıkan, kısa süreli ve yoğun bir dengesizlik halidir.

  • Aşırı yavaş asimetri

    Aşırı yavaş asimetri, bir kişinin hareketlerinde, düşüncelerinde veya duygusal tepkilerinde belirgin ve tutarsız bir yavaşlama ile birlikte sağ-sol ya da ön-arka gibi vücut bölgeleri arasında dengesizlik olması durumudur.

  • Aşırı ani asimetri

    Aşırı ani asimetri, yüz veya vücutta beklenmedik şekilde ortaya çıkan dengesizliktir; genellikle nörolojik acil durum belirtisi olabilir.

  • Aşırı yavaş simetri

    Aşırı yavaş simetri, obsesif-kompulsif bozuklukta görülen, nesnelerin veya düzenlemelerin aşırı derecede simetrik olması için duyulan yoğun ihtiyaç ve bu ihtiyacı karşılamak için harcanan aşırı zamanı ifade eder.

  • Aşırı ani simetri

    Aşırı ani simetri, simetri takıntısının yoğun ve ani biçimde ortaya çıkmasıdır; genellikle obsesif-kompulsif bozuklukla ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş düzensizlik

    Aşırı yavaş düzensizlik, bireyin günlük yaşam aktivitelerini olağandışı derecede yavaş gerçekleştirmesiyle karakterize edilen, depresyon, anksiyete veya nörolojik durumlarla ilişkili olabilen bir psikomotor yavaşlama tablosudur.

  • Aşırı ani düzensizlik

    Aşırı ani düzensizlik, duygu durum, düşünce veya davranışlarda beklenmedik, şiddetli ve kontrolsüz dalgalanmalarla kendini gösteren bir psikolojik durumdur.

  • Aşırı yavaş düzen

    Aşırı yavaş düzen, bireyin günlük işlerini, görevlerini veya hareketlerini normalden belirgin şekilde daha yavaş bir tempoda gerçekleştirmesi durumudur. Bu durum genellikle depresyon, anksiyete veya dikkat eksikliği gibi psikolojik faktörlerle ilişkilidir.

  • Aşırı ani düzen

    Aşırı ani düzen, bireyin çevresini aşırı derecede düzenleme ve kontrol etme ihtiyacı hissettiği, genellikle obsesif-kompulsif spektrumda değerlendirilen bir davranış örüntüsüdür.

  • Aşırı yavaş kir

    Aşırı yavaş kir, psikoterapide bireyin günlük aktiviteleri, düşünce süreçleri veya hareketlerinde belirgin ve işlevsel olarak yavaşlama yaşadığı bir durumu tanımlar. Bu, depresyon, anksiyete veya nörolojik durumlarla ilişkili olabilir.

  • Aşırı ani kir

    Aşırı ani kir, kişinin kendini veya çevresini normalden çok daha hızlı ve yoğun biçimde kirlenmiş algılamasına yol açan psikolojik bir durumdur.

  • Aşırı yavaş temizlik

    Aşırı yavaş temizlik, obsesif-kompulsif bozukluk veya mükemmeliyetçilikle ilişkili, temizlik işlerinin normalden çok daha uzun sürede ve aşırı detaycı bir şekilde yapılmasıdır.

  • Aşırı ani temizlik

    Aşırı ani temizlik, stres veya kaygı anında kontrolü yeniden kazanma amacıyla ortaya çıkan, dürtüsel ve yoğun temizlik davranışıdır.

  • Aşırı yavaş bozukluk

    Aşırı yavaş bozukluk, bireyin günlük işlerini alışılmadık derecede yavaş bir tempoda yapması, sıklıkla dikkat eksikliği ve motivasyon düşüklüğü ile ilişkilendirilen bir durumdur.

  • Aşırı ani bozukluk

    Aşırı ani bozukluk, DSM-5'te tanımlanmayan, halk arasında kullanılan bir terimdir. Genellikle beklenmedik, yoğun öfke patlamaları ve kontrol kaybı ile karakterize edilen bir durumu ifade eder.

  • Aşırı yavaş düzgünlük

    Aşırı yavaş düzgünlük, bireyin günlük işleri aşırı yavaş ve titizlikle yapması, zaman kaybına ve işlevsellikte düşüşe yol açan bir durumdur.

  • Aşırı ani düzgünlük

    Aşırı ani düzgünlük, kişinin beklenmedik bir anda aşırı derecede düzenli ve titiz davranışlar sergilemesi, genellikle obsesif-kompulsif özelliklerle ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş pürüzlülük

    Aşırı yavaş pürüzlülük, bireyin günlük işlevselliğini belirgin şekilde etkileyen, düşünce, konuşma ve hareketlerde gözle görülür yavaşlama ve pürüzlülük halidir. Psikomotor yavaşlama olarak da bilinir.

  • Aşırı ani pürüzlülük

    Aşırı ani pürüzlülük, beklenmedik ve yoğun duygusal veya davranışsal tepkilerle kendini gösteren, kişinin uyumunu zorlaştıran bir psikolojik durumdur.

  • Aşırı yavaş pürüzsüzlük

    Psikomotor aktivitede belirgin yavaşlama ve hareketlerin akıcılığının kaybolması, genellikle depresyon veya katatoni ile ilişkilidir.

  • Aşırı ani pürüzsüzlük

    Aşırı ani pürüzsüzlük, psikolojide bir kişinin duygusal veya zihinsel durumunda beklenmedik ve hızlı bir şekilde sakinlik veya düzlük hissetmesi durumudur; genellikle travma sonrası tepki veya dissosiyasyonla ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş sertlik

    Psikomotor yavaşlama olarak da bilinen aşırı yavaş sertlik, hareketlerde, konuşmada ve düşünme hızında belirgin bir yavaşlama ile birlikte kas katılığının görüldüğü bir durumdur.

  • Aşırı ani sertlik

    Aşırı ani sertlik, beklenmedik bir uyaran karşısında vücudun istemsiz olarak kasılması ve katılaşması durumudur; genellikle travma sonrası stres bozukluğu veya yoğun kaygı ile ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş yumuşaklık

    Aşırı yavaş yumuşaklık, bireyin hareketlerinde, konuşmasında ve tepkilerinde belirgin bir yavaşlama ile karakterize, genellikle depresyon veya nörolojik durumlarla ilişkili bir psikomotor belirtidir.

  • Aşırı ani yumuşaklık

    Aşırı ani yumuşaklık, kişinin beklenmedik bir anda aşırı derecede yumuşak, uysal veya itaatkar bir tutum sergilemesi durumudur.

  • Aşırı yavaş kuruluk

    Aşırı yavaş kuruluk, psikolojide kişinin normalden belirgin şekilde yavaş hareket etmesi, konuşması veya düşünmesi durumudur; genellikle depresyon veya katatonik bozukluklarla ilişkilidir.

  • Aşırı ani kuruluk

    Aşırı ani kuruluk, vajinal dokuların beklenmedik şekilde hızla nem kaybetmesi durumudur ve genellikle stres, kaygı veya hormonal değişimlerle tetiklenir.

  • Aşırı yavaş ıslaklık

    Aşırı yavaş ıslaklık, bilişsel işlemleme hızının belirgin şekilde yavaşlaması ve günlük işlevselliği bozan bir durumdur; genellikle depresyon, dikkat eksikliği veya nörolojik sorunlarla ilişkilidir.

  • Aşırı ani ıslaklık

    Aşırı ani ıslaklık, beklenmedik ve kontrol edilemeyen yoğun duygusal tepkilerle birlikte ortaya çıkan terleme, gözyaşı veya idrar kaçırma gibi durumları tanımlayan bir terimdir.

  • Aşırı yavaş soğukluk

    Aşırı yavaş soğukluk, duygusal tepkilerin belirgin şekilde azaldığı, kişinin çevresine karşı ilgisiz ve kayıtsız göründüğü bir psikolojik durumdur.

  • Aşırı ani soğukluk

    Aşırı ani soğukluk, duygusal veya fiziksel bir uyarana karşı aniden gelişen yoğun üşüme hissi ve vücut sıcaklığında düşüş algısıdır; genellikle panik atak, travma sonrası stres bozukluğu veya akut stres reaksiyonu ile ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş sıcaklık

    Aşırı yavaş sıcaklık, bireyin sıcaklık değişimlerine karşı aşırı duyarlılık gösterdiği, sıcaklık algısının yavaş ve abartılı bir şekilde işlendiği psikolojik bir durumdur.

  • Aşırı ani sıcaklık

    Aşırı ani sıcaklık, bireyin çevresel veya içsel uyaranlara karşı geliştirdiği, beklenmedik ve yoğun bir ısı hissi ile karakterize olan psikofizyolojik bir tepkidir.

  • Aşırı yavaş dokunulmazlık

    Aşırı yavaş dokunulmazlık, bireyin fiziksel temasa karşı aşırı duyarlılık ve kaçınma göstermesi, dokunulmayı rahatsız edici veya tehdit edici olarak algılaması durumudur.

  • Aşırı ani dokunulmazlık

    Aşırı ani dokunulmazlık, kişinin beklenmedik fiziksel temasa aşırı duyarlılıkla tepki vermesi, irkilme, geri çekilme veya öfke gibi yoğun reaksiyonlar göstermesidir.

  • Aşırı yavaş dokunuş

    Aşırı yavaş dokunuş, duyusal uyaranların algılanmasında belirgin bir yavaşlama ile karakterize, genellikle nörolojik veya psikiyatrik durumlarla ilişkili bir semptomdur.

  • Aşırı ani dokunuş

    Aşırı ani dokunuş, beklenmedik ve yoğun fiziksel temasın yarattığı irkilme, kaygı veya rahatsızlık tepkisidir.

  • Aşırı yavaş tatsızlık

    Aşırı yavaş tatsızlık, bireyin neredeyse tüm etkinliklerde belirgin bir yavaşlama ve zevk alamama durumu yaşadığı, genellikle depresif bozukluklarla ilişkili bir klinik tablodur.

  • Aşırı ani tatsızlık

    Aşırı ani tatsızlık, beklenmedik bir anda yoğun bir hoşnutsuzluk, rahatsızlık veya keyifsizlik hissinin ortaya çıkmasıdır. Genellikle kısa süreli olup, duygusal dalgalanmalar veya çevresel tetikleyicilerle ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş tat

    Aşırı yavaş tat (bradygeusia), tat duyusunun normalden belirgin şekilde yavaş algılanması veya tatların geç fark edilmesi durumudur.

  • Aşırı ani tat

    Aşırı ani tat, beklenmedik bir anda yoğun ve keskin bir tat duyusunun ortaya çıkmasıdır; genellikle duyusal işlemleme hassasiyeti veya nörolojik faktörlerle ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş kokusuzluk

    Aşırı yavaş kokusuzluk, koku alma duyusunun yavaş ve zor fark edilir şekilde kaybıdır; genellikle nörolojik veya psikiyatrik durumlarla ilişkilidir.

  • Aşırı ani kokusuzluk

    Aşırı ani kokusuzluk, kişinin daha önce algıladığı bir kokuyu aniden ve tamamen kaybetmesi durumudur; genellikle Kovid-19 gibi viral enfeksiyonlar veya travmatik kafa yaralanmaları sonucu ortaya çıkar.

  • Aşırı yavaş koku

    Aşırı yavaş koku, koku alma duyusunda belirgin bir yavaşlama veya gecikmiş koku algısıdır; genellikle nörolojik veya psikiyatrik durumlarla ilişkilidir.

  • Aşırı ani koku

    Aşırı ani koku, gerçek bir kaynak olmaksızın aniden ve yoğun biçimde algılanan koku hissidir; genellikle migren, epilepsi veya psikiyatrik durumlarla ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş sessizlik

    Aşırı yavaş sessizlik, kişinin konuşma hızının belirgin şekilde yavaşlaması ve uzun sessizliklerle karakterize, genellikle depresyon veya psikomotor gerileme ile ilişkili bir durumdur.

  • Aşırı ani sessizlik

    Aşırı ani sessizlik, sosyal bir ortamda beklenmedik ve yoğun bir sessizlik anının yaşanmasıdır. Genellikle kaygı, utanç veya travmatik bir anıyla tetiklenir ve kişinin konuşma yetisini geçici olarak kaybetmesine yol açar.

  • Aşırı yavaş ses

    Aşırı yavaş ses, konuşma hızının belirgin şekilde düşük olması durumudur; genellikle psikomotor gerileme, depresyon veya nörolojik durumlarla ilişkilidir.

  • Aşırı ani ses

    Aşırı ani ses, kişinin beklenmedik ve yüksek seslere karşı gösterdiği abartılı irkilme ve kaygı tepkisidir; travma sonrası stres bozukluğu gibi durumlarda sık görülür.

  • Aşırı yavaş ışık

    Aşırı yavaş ışık, psikolojide bireyin çevresel uyaranları algılama ve işleme hızının belirgin şekilde düşmesi durumudur. Genellikle depresyon, travma sonrası stres bozukluğu veya dissosiyatif bozukluklarla ilişkilendirilir.

  • Aşırı ani ışık

    Aşırı ani ışık, beklenmedik ve yoğun ışık maruziyetiyle tetiklenen, kaygı, rahatsızlık ve kaçınma davranışlarına yol açan bir durumdur.

  • Aşırı yavaş gölge

    Aşırı yavaş gölge, psikolojide kişinin kendine veya çevresine yönelik aşırı eleştirel, suçlayıcı iç sesini tanımlayan bir metafor; bilinçdışı olumsuz düşünce kalıplarını ifade eder.

  • Aşırı ani gölge

    Aşırı ani gölge, kişinin aniden yoğun korku, endişe veya panik hissetmesiyle karakterize edilen, genellikle tetikleyici bir uyaranla ortaya çıkan psikolojik bir tepkidir.

  • Aşırı yavaş aydınlık

    Aşırı yavaş aydınlık, depresyon ve bipolar bozukluk gibi duygudurum bozukluklarında görülen, bireyin kendini sürekli olarak yorgun, enerjisiz ve motivasyonsuz hissetmesi durumudur.

  • Aşırı ani aydınlık

    Aşırı ani aydınlık, beklenmedik ve yoğun ışık maruziyeti sonucu ortaya çıkan geçici görme rahatsızlığı ve psikolojik stres tepkisidir.

  • Aşırı yavaş karanlık

    Aşırı yavaş karanlık, depresif bozukluklarda görülen, kişinin zaman algısının yavaşlaması ve çevrenin kararmış gibi hissedilmesiyle karakterize bir semptomdur.

  • Aşırı ani karanlık

    Aşırı ani karanlık, bireyin aniden ve beklenmedik şekilde karanlıkla karşılaştığında yoğun korku, panik ve kaygı yaşadığı bir durumdur.

  • Aşırı yavaş parlaklık

    Aşırı yavaş parlaklık, kişinin görsel algısında nesnelerin veya ortamın normalden daha yavaş ve donuk bir şekilde parladığı bir semptomdur. Genellikle migren, epilepsi veya psikiyatrik durumlarla ilişkilidir.

  • Aşırı ani parlaklık

    Aşırı ani parlaklık, görsel uyaranların beklenmedik şekilde yoğunlaşmasıyla ortaya çıkan, rahatsızlık veya korku hissi uyandırabilen bir algısal deneyimdir.

  • Aşırı yavaş solukluk

    Aşırı yavaş solukluk (bradipne), solunum hızının normalden belirgin şekilde düşük olmasıdır; yetişkinlerde dakikada 12 soluk altı olarak tanımlanır ve çeşitli fizyolojik veya psikolojik durumlarla ilişkilidir.

  • Aşırı ani solukluk

    Aşırı ani solukluk, psikolojik stres veya panik atak gibi durumlarda kan akışının değişmesiyle yüzde veya vücutta aniden ortaya çıkan solgunluktur.

  • Aşırı yavaş renk

    Aşırı yavaş renk, renk algısında bir nesnenin renginin gerçekte olduğundan daha yavaş veya soluk görünmesi durumudur; genellikle görsel algı bozuklukları veya nörolojik durumlarla ilişkilidir.

  • Aşırı ani renk

    Aşırı ani renk, travma sonrası stres bozukluğu ve anksiyete bozukluklarında görülen, tetikleyici bir uyaran karşısında aniden ve yoğun biçimde ortaya çıkan korku, öfke veya üzüntü gibi duygusal tepkilerdir.

  • Aşırı yavaş tekdüzelik

    Aşırı yavaş tekdüzelik, psikolojide bireyin hareket, konuşma ve düşünme hızında belirgin yavaşlama ve monotonlukla karakterize bir durumdur.

  • Aşırı ani tekdüzelik

    Aşırı ani tekdüzelik, kişinin duygusal ifadelerinde, düşünce içeriğinde veya davranışlarında beklenmedik bir şekilde katılaşma ve değişmezlik göstermesi durumudur.

  • Aşırı yavaş çeşitlilik

    Aşırı yavaş çeşitlilik, psikomotor yavaşlama ile karakterize, düşünce ve hareket hızında belirgin azalma olarak tanımlanan bir durumdur.

  • Aşırı ani çeşitlilik

    Aşırı ani çeşitlilik, bireyin bir durum veya uyarana verdiği duygusal tepkinin beklenenden çok daha hızlı ve yoğun bir şekilde değişmesi durumudur.

  • Aşırı yavaş yoksulluk

    Aşırı yavaş yoksulluk, bireyin temel ihtiyaçlarını karşılama hızının kronik olarak düşük olması durumudur; yoksulluk ve yavaşlık arasındaki etkileşimi ifade eder.

  • Aşırı ani yoksulluk

    Aşırı ani yoksulluk, kişinin temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak düzeyde hızlı ve beklenmedik bir gelir kaybı yaşamasıdır. Psikolojik etkileri arasında travma, kaygı ve depresyon yer alır.

  • Aşırı yavaş zenginlik

    Aşırı yavaş zenginlik, bireyin yavaş tempolu, sade bir yaşam tarzını bilinçli olarak seçmesi ve maddi zenginlik yerine zaman, huzur ve deneyimlere öncelik vermesidir.

  • Aşırı ani zenginlik

    Aşırı ani zenginlik, bireyin kısa sürede beklenmedik şekilde büyük bir servet kazanması durumudur ve psikolojik uyum sorunlarına yol açabilir.

  • Aşırı yavaş kıtlık

    Aşırı yavaş kıtlık, bireyin kaynakların kıt olduğu algısıyla aşırı yavaş ve temkinli davranması, karar verme ve eylemlerde gecikme yaşaması durumudur.

  • Aşırı ani kıtlık

    Aşırı ani kıtlık, bir kaynağın (yiyecek, para, zaman vb.) beklenmedik şekilde tükenmesiyle ortaya çıkan yoğun yoksunluk ve panik halidir.

  • Aşırı yavaş bolluk

    Aşırı yavaş bolluk, bireyin sahip olduğu kaynaklara (zaman, para, enerji) rağmen bunları kullanamama ve sürekli bir yetersizlik hissi yaşaması durumudur.

  • Aşırı ani bolluk

    Aşırı ani bolluk, kişinin beklenmedik şekilde büyük miktarda paraya, kaynağa veya fırsata kavuşması sonucu yaşadığı psikolojik uyum güçlüğü ve bunaltıdır.

  • Aşırı yavaş nadirlik

    Aşırı yavaş nadirlik, bireyin hareketlerinde, konuşmasında ve düşünme süreçlerinde belirgin bir yavaşlama ve seyrek davranış sergilemesi durumudur.

  • Aşırı ani nadirlik

    Aşırı ani nadirlik, beklenmedik ve yoğun bir şekilde ortaya çıkan, sıklıkla kaygı veya panikle ilişkili, kısa süreli psikolojik bir durumdur.

  • Aşırı yavaş sıkılık

    Aşırı yavaş sıkılık, kişinin günlük işlerde aşırı yavaş hareket etmesi ve karar vermede zorlanmasıyla karakterize bir psikolojik durumdur.

  • Aşırı ani sıkılık

    Aşırı ani sıkılık, bireyin beklenmedik bir şekilde yoğun bir sıkıntı, bunaltı veya boğulma hissi yaşamasıdır; genellikle panik atak veya anksiyete bozukluğu ile ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş seyreklik

    Aşırı yavaş seyreklik, psikomotor yavaşlama ve hipokinezi ile karakterize, hareketlerin belirgin şekilde yavaşlaması ve seyrek hale gelmesi durumudur.

  • Aşırı ani seyreklik

    Aşırı ani seyreklik, psikolojide bir uyaranın beklenmedik şekilde nadir ve düzensiz aralıklarla ortaya çıkması durumudur; bu durum kaygı ve hipervijilansa yol açabilir.

  • Aşırı yavaş yoğunluk

    Aşırı yavaş yoğunluk, bireyin günlük işlevselliğini belirgin şekilde etkileyen, hareketlerde, konuşmada veya düşünme hızında gözle görülür bir yavaşlamadır ve genellikle depresyon, nörolojik bozukluklar veya bazı ilaçların yan etkisi olarak ortaya çıkar.

  • Aşırı ani yoğunluk

    Aşırı ani yoğunluk, aniden ortaya çıkan ve beklenmedik şekilde yüksek düzeyde duygusal veya fiziksel uyarılma halidir. Panik atak veya travma sonrası stres tepkisi gibi durumlarla ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş hafiflik

    Aşırı yavaş hafiflik, psikomotor yavaşlamanın bir alt türüdür; hareketlerin ve düşüncelerin belirgin şekilde yavaşlaması, enerji düşüklüğü ve reaksiyon süresinin uzamasıyla kendini gösterir.

  • Aşırı ani hafiflik

    Aşırı ani hafiflik, kişinin yoğun duygusal yükten aniden kurtulmasıyla oluşan geçici ve abartılı rahatlama halidir.

  • Aşırı yavaş ağırlık

    Aşırı yavaş ağırlık, bireyin yaşına ve cinsiyetine göre beklenenin önemli ölçüde altında vücut ağırlığına sahip olması durumudur. Yeme bozuklukları, metabolik hastalıklar veya psikolojik faktörlerle ilişkilendirilebilir.

  • Aşırı ani ağırlık

    Aşırı ani ağırlık, bireyin kısa sürede (örneğin birkaç gün veya hafta içinde) belirgin ve kontrol edilemez bir kilo artışı yaşaması durumudur. Bu durum genellikle psikolojik faktörler, hormonal değişiklikler veya ilaç kullanımı ile ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş küçüklük

    Aşırı yavaş küçüklük, bireyin yaşıtlarına kıyasla belirgin derecede yavaş bir gelişim süreci göstermesi ve bu durumun günlük işlevselliği etkilemesidir. Klinik bir terim olmamakla birlikte, gelişimsel gecikmeler veya yavaş işlemleme hızı gibi kavramlarla ilişkilidir.

  • Aşırı ani küçüklük

    Aşırı ani küçüklük, bireyin kendini aniden ve yoğun biçimde değersiz, yetersiz veya çocuksu hissetmesidir; genellikle travma sonrası veya dissosiyatif durumlarda görülür.

  • Aşırı yavaş büyüklük

    Aşırı yavaş büyüklük, kişinin zaman algısında bozulma sonucu olayların veya eylemlerin gerçekte olduğundan daha yavaş ilerlediğini hissetmesidir.

  • Aşırı ani büyüklük

    Aşırı ani büyüklük, kişinin gerçekçi olmayan bir şekilde kendini üstün, özel veya her şeye kadir hissetmesiyle karakterize bir psikolojik durumdur.

  • Aşırı yavaş kısalık

    Aşırı yavaş kısalık, konuşma hızının belirgin şekilde yavaşlaması ve konuşma süresinin kısalması durumudur; genellikle depresyon veya demans gibi durumlarda görülür.

  • Aşırı ani kısalık

    Aşırı ani kısalık, bireyin beklenmedik bir anda kendini aşırı derecede kısa, yetersiz veya değersiz hissetmesiyle karakterize, genellikle sosyal kaygı veya depresyonla ilişkili bir psikolojik deneyimdir.

  • Aşırı yavaş uzunluk

    Aşırı yavaş uzunluk, bireyin konuşma hızının belirgin biçimde yavaşlaması ve cümlelerin uzamasıyla karakterize, genellikle nörolojik veya psikiyatrik durumlarla ilişkili bir konuşma bozukluğudur.

  • Aşırı ani uzunluk

    Aşırı ani uzunluk, psikolojide beklenmedik ve yoğun bir duygusal ya da fizyolojik tepkinin normalden çok daha uzun sürmesi durumudur.

  • Aşırı yavaş darlık

    Aşırı yavaş darlık, bireyin günlük işlevselliğini belirgin şekilde etkileyen, psikomotor yavaşlama ve duygusal daralma ile karakterize bir durumdur. Genellikle depresif bozukluklar veya travma sonrası stres bozukluğu bağlamında ortaya çıkar.

  • Aşırı ani darlık

    Aşırı ani darlık, beklenmedik bir anda ortaya çıkan, yoğun korku veya rahatsızlık hissi ile karakterize, genellikle panik atakla ilişkilendirilen bir durumdur.

  • Aşırı yavaş genişlik

    Aşırı yavaş genişlik, bilişsel işlemleme hızındaki belirgin yavaşlamayı ifade eden bir psikoloji terimidir. Genellikle dikkat eksikliği, depresyon veya nörolojik durumlarla ilişkilendirilir.

  • Aşırı ani genişlik

    Aşırı ani genişlik, algılanan bir tehdit karşısında bireyin aşırı uyarılma ve panik tepkisi geliştirmesiyle ortaya çıkan, beklenenden daha yoğun ve hızlı bir kaygı yükselmesidir.

  • Aşırı yavaş sığlık

    Aşırı yavaş sığlık, bireyin bilinçli düşüncelerinin yüzeyde kalması ve derinlemesine içgörü ya da duygusal katılım göstermeksizin, aşırı yavaş bir hızda konuşması veya yanıt vermesi durumudur. Genellikle dissosiyatif bozukluklar veya şizofreni gibi durumlarla ilişkilendirilir.

  • Aşırı ani sığlık

    Aşırı ani sığlık, bireyin derin duygusal veya düşünsel deneyimlerden hızla yüzeysel bir zihin durumuna geçmesiyle karakterize, savunma mekanizması olarak işlev gören bir psikolojik fenomendir.

  • Aşırı yavaş derinlik

    Aşırı yavaş derinlik, psikolojide bireyin duygusal veya bilişsel süreçlerinde olağandışı yavaşlama ve derinleşme halini tanımlar.

  • Aşırı ani derinlik

    Aşırı ani derinlik, beklenmedik bir anda yoğun duygusal veya bilişsel bir farkındalık yaşanmasıdır; genellikle kaygı, panik veya travma sonrası tepkilerle ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş alçaklık

    Aşırı yavaş alçaklık, bireyin normalden belirgin derecede yavaş hareket etmesi, konuşması ve düşünmesi durumudur; sıklıkla depresyon veya nörolojik bozukluklarla ilişkilidir.

  • Aşırı ani alçaklık

    Aşırı ani alçaklık, bireyin beklenmedik bir anda yoğun bir çaresizlik, değersizlik ve umutsuzluk hissine kapılması; genellikle duygudurum dalgalanmaları, depresif ataklar veya borderline kişilik bozukluğu bağlamında görülür.

  • Aşırı yavaş yükselti

    Aşırı yavaş yükselti, bireyin ruh halinde veya enerji seviyesinde normalden çok daha yavaş bir artış gösteren, genellikle depresif bozukluklarda veya bipolar bozukluğun atipik seyrinde gözlenen bir durumdur.

  • Aşırı ani yükselti

    Aşırı ani yükselti, bireyin beklenmedik ve yoğun bir kaygı atağı yaşamasıdır; panik atak olarak da bilinir.

  • Aşırı yavaş çukur

    Aşırı yavaş çukur, depresyonun bir belirtisi olarak görülen, kişinin düşünce, konuşma ve hareketlerinde belirgin yavaşlamadır.

  • Aşırı ani çukur

    Aşırı ani çukur, kişinin yoğun kaygı ve endişe yaşadığı, aniden ortaya çıkan derin bir duygusal çöküş halidir.

  • Aşırı yavaş doruk

    Aşırı yavaş doruk, cinsel aktivite sırasında orgazma ulaşmanın belirgin şekilde gecikmesi veya hiç gerçekleşmemesi durumudur.

  • Aşırı ani doruk

    Aşırı ani doruk, beklenenden çok daha kısa sürede ve yoğun bir şekilde ulaşılan, kontrol edilemeyen cinsel boşalma durumudur.

  • Aşırı yavaş vadi

    Aşırı yavaş vadi, bir uyaranın (örneğin, bir yüz ifadesi) algılanması ile duygusal tepki arasında olağandışı uzun bir gecikme olması durumudur.

  • Aşırı ani vadi

    Aşırı ani vadi, depresyonda görülen, duygudurumun bir anda normalden çökük hale geçmesi ve kişinin kendini derin bir boşlukta hissetmesi durumudur.

  • Aşırı yavaş tepe

    Aşırı yavaş tepe, elektroensefalografi (EEG) kayıtlarında delta veya teta frekans bandında görülen, normalden daha düşük frekanslı ve uzun süreli dalga aktivitesini tanımlayan bir nörofizyolojik terimdir.

  • Aşırı ani tepe

    Ani ve yoğun korku veya rahatsızlık hissiyle karakterize, dakikalar içinde zirveye ulaşan, beklenmedik bir kaygı atağı.

  • Aşırı yavaş dip

    Aşırı yavaş dip, duygusal inişlerin normalden daha yavaş ve uzun süreli yaşandığı, kişinin enerji ve motivasyon kaybıyla karakterize bir durumdur.

  • Aşırı ani dip

    Aşırı ani dip, duygusal dalgalanmalarda beklenmedik ve yoğun bir düşüşü ifade eder; genellikle bipolar bozukluk veya borderline kişilik bozukluğu gibi durumlarla ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş zirve

    Aşırı yavaş zirve, EEG'de alfa dalgalarının beklenenden daha yavaş frekansta (örneğin 7-8 Hz) baskın olduğu, genellikle dikkat eksikliği ve yürütücü işlev sorunlarıyla ilişkili bir nörofizyolojik modeldir.

  • Aşırı ani zirve

    Aşırı ani zirve, bir duygu veya fizyolojik tepkinin beklenmedik şekilde en yüksek seviyeye ulaşmasıdır; kaygı, panik veya öfke nöbetlerinde görülür.

  • Aşırı yavaş alçalış

    Aşırı yavaş alçalış, duygusal veya psikolojik bir durumdan çıkış sürecinin normalden çok daha yavaş gerçekleşmesidir. Özellikle depresif dönemlerde veya kaygı bozukluklarında görülebilir.

  • Aşırı ani alçalış

    Aşırı ani alçalış, yoğun kaygı veya panik atak sırasında kişinin kendini aniden çöküş halinde hissetmesi, kontrolü kaybedeceği korkusu ve güçsüzlük yaşamasıdır.

  • Aşırı yavaş tırmanış

    Aşırı yavaş tırmanış, kaygı bozukluklarında görülen, tehdit algısının kademeli olarak artması ve kaçınma davranışının giderek şiddetlenmesi sürecidir.

  • Aşırı ani tırmanış

    Aşırı ani tırmanış, duygusal veya davranışsal bir tepkinin beklenmedik şekilde ve hızla yoğunlaşmasıdır; genellikle kaygı, öfke veya panik ataklarla ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş iniş

    Aşırı yavaş iniş, uykuya dalarken veya uyanırken aşırı yavaş ve kontrollü bir şekilde hareket etme, genellikle obsesif-kompulsif bozukluk veya kaygı bozukluklarıyla ilişkili bir davranış örüntüsüdür.

  • Aşırı ani iniş

    Aşırı ani iniş, duygusal veya fizyolojik durumda hızlı ve şiddetli bir düşüşü tanımlar; panik atak veya majör depresif bozuklukta görülebilir.

  • Aşırı yavaş çıkış

    Aşırı yavaş çıkış, bireyin bir aktiviteyi başlatma veya tamamlama sürecinde olağan dışı bir yavaşlık göstermesi durumudur; sıklıkla depresyon, anksiyete veya yürütücü işlev bozukluklarıyla ilişkilidir.

  • Aşırı ani çıkış

    Aşırı ani çıkış, beklenmedik ve yoğun öfke patlamalarıyla kendini gösteren, kişinin kontrolünü kaybettiği duygusal tepkidir.

  • Aşırı yavaş düşüş

    Bilişsel süreçlerde belirgin yavaşlama; düşünme, karar verme ve tepki verme hızında azalma ile karakterize durum. Genellikle depresyon, demans veya nörolojik bozukluklarla ilişkilidir.

  • Aşırı ani düşüş

    Aşırı ani düşüş, duygudurumda veya enerjide hızlı ve yoğun bir azalmayı ifade eder; sıklıkla bipolar bozukluk, borderline kişilik bozukluğu veya şiddetli stres tepkileriyle ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş yükseliş

    Aşırı yavaş yükseliş, depresif bozukluklarda duygudurumun çok yavaş ve kademeli olarak düzelmesi, normal seviyeye ulaşmasının haftalar veya aylar alması durumudur.

  • Aşırı ani yükseliş

    Aşırı ani yükseliş, duygusal veya fizyolojik bir tepkinin beklenmedik ve yoğun bir şekilde ortaya çıkmasıdır. Genellikle panik atak, öfke patlaması veya mani dönemlerinde görülür.

  • Aşırı yavaş gerileme

    Aşırı yavaş gerileme, bilişsel işlevlerde beklenenden daha yavaş bir düşüşü ifade eder; genellikle normal yaşlanma ile patolojik süreçler arasında bir geçiş dönemini tanımlar.

  • Aşırı ani gerileme

    Beklenenden çok daha hızlı ve şiddetli biçimde, önceden kazanılmış beceri veya işlevlerin kaybı; genellikle travma, hastalık veya yoğun stres sonrası ortaya çıkar.

  • Aşırı yavaş ilerleme

    Aşırı yavaş ilerleme, bireyin günlük yaşam aktivitelerinde veya psikoterapi sürecinde beklenenden çok daha yavaş bir tempo sergilemesi durumudur.

  • Aşırı ani ilerleme

    Aşırı ani ilerleme, bir psikoterapi sürecinde danışanın beklenmedik şekilde hızlı iyileşme göstermesi, ancak bu ilerlemenin yüzeysel ve geçici olma olasılığının yüksek olduğu bir durumdur.

  • Aşırı yavaş evrim

    Aşırı yavaş evrim, psikolojide kişilik özellikleri veya bilişsel işlevlerde beklenenden çok daha yavaş bir gelişim veya değişim sürecini tanımlar.

  • Aşırı ani evrim

    Aşırı ani evrim, bireyin kısa sürede radikal kişilik, inanç veya davranış değişiklikleri yaşadığı, genellikle travma veya yoğun stres sonrası ortaya çıkan psikolojik bir süreçtir.

  • Aşırı yavaş değişim

    Aşırı yavaş değişim, kişinin düşünce, duygu veya davranışlarında çok küçük ve yavaş ilerleyen dönüşümleri ifade eder; genellikle psikoterapi sürecinde gözlemlenir.

  • Aşırı yavaş uyum

    Aşırı yavaş uyum, bireyin çevresel değişikliklere veya yeni durumlara uyum sağlamasının normalden belirgin şekilde yavaş olması durumudur; genellikle katı bilişsel kalıplar ve düşük esneklikle ilişkilidir.

  • Aşırı ani uyum

    Aşırı ani uyum, bireyin çevresel veya duygusal değişimlere beklenenden çok daha hızlı ve yoğun bir şekilde uyum sağlamasıdır; genellikle kaygı veya travma sonrası ortaya çıkar.

  • Aşırı yavaş adaptasyon

    Aşırı yavaş adaptasyon, bireyin çevresel değişikliklere veya yeni bilgilere uyum sağlama hızının normalden belirgin şekilde düşük olması durumudur.

  • Aşırı ani adaptasyon

    Aşırı ani adaptasyon, bireyin normal uyum sürecini aşarak çevresel değişikliklere hızlı ve aşırı tepki vermesi durumudur.

  • Aşırı yavaş akomodasyon

    Aşırı yavaş akomodasyon, göz merceğinin odaklama yeteneğinin normalden daha yavaş olması durumudur ve genellikle yaşlanma veya bazı nörolojik durumlarla ilişkilidir.

  • Aşırı ani akomodasyon

    Aşırı ani akomodasyon, göz merceğinin odak uzunluğunu aşırı hızlı ve kontrolsüz şekilde değiştirmesiyle oluşan, genellikle psikolojik stres veya anksiyete ile tetiklenen bir durumdur.

  • Aşırı yavaş asimilasyon

    Aşırı yavaş asimilasyon, bireyin yeni bilgi veya deneyimleri mevcut bilişsel şemalarına entegre etmekte zorlanması ve bu sürecin normalden çok daha uzun sürmesi durumudur.

  • Aşırı ani asimilasyon

    Aşırı ani asimilasyon, yeni bilgilerin mevcut bilişsel yapılara hızlı ve uyumsuz bir şekilde entegre edilmesi sürecidir; bu durum çoğunlukla travma sonrası stres bozukluğu gibi durumlarda görülür.

  • Aşırı yavaş entegrasyon

    Aşırı yavaş entegrasyon, duyusal veya bilişsel bilgilerin beyinde alışılmadık derecede yavaş işlenmesi ve bütünleştirilmesi durumudur; genellikle nörogelişimsel farklılıklarla ilişkilidir.

  • Aşırı ani entegrasyon

    Aşırı ani entegrasyon, bireyin travmatik bir anıyı veya bastırılmış bir duyguyu hiçbir hazırlık aşaması olmadan aniden bilincine entegre etmesidir.

  • Aşırı yavaş bütünleşme

    Aşırı yavaş bütünleşme, duyusal bilgilerin beyinde işlenme hızının normalin altında olması durumudur; bu durum bireyin çevresel uyaranlara tepki verme, öğrenme ve sosyal etkileşimlerde gecikmeler yaşamasına yol açar.

  • Aşırı ani bütünleşme

    Aşırı ani bütünleşme, bireyin travmatik bir anıyı veya duyguyu beklenmedik bir şekilde bilişsel ve duygusal olarak bütünleştirmesi, genellikle yoğun sıkıntıya yol açar.

  • Aşırı yavaş birleşme

    Aşırı yavaş birleşme, zihinsel süreçlerin normalden belirgin derecede yavaş işlemesi durumudur ve genellikle depresyon, anksiyete veya nörolojik bozukluklarla ilişkilidir.

  • Aşırı ani birleşme

    Aşırı ani birleşme, bireyin duygusal veya bilişsel olarak hazır olmadığı bir anda yoğun bir ilişki veya bağlanma yaşaması durumudur.

  • Aşırı yavaş kopma

    Aşırı yavaş kopma, bireyin bir ilişkiyi, bağı veya alışkanlığı sonlandırma sürecini aşırı derecede uzatması ve bu süreçte yoğun kaygı, suçluluk veya kararsızlık yaşamasıdır.

  • Aşırı ani kopma

    Aşırı ani kopma, kişinin bir ilişkiyi veya bağlılığı hiçbir uyarı ya da açıklama yapmadan ansızın sonlandırdığı, genellikle kaçıngan bağlanma örüntüsüyle ilişkili bir davranış biçimidir.

  • Aşırı yavaş ayrılma

    Aşırı yavaş ayrılma, çocuklukta bakım veren kişiden ayrılma sürecinin normalden çok daha uzun ve zorlu olması, yoğun kaygı ve bağımlılıkla karakterize bir durumdur.

  • Aşırı ani ayrılma

    Aşırı ani ayrılma, bireyin bir kişi, yer veya durumdan beklenmedik ve yoğun bir şekilde ayrılması sonucu ortaya çıkan psikolojik tepkidir.

  • Aşırı yavaş bağlanma

    Aşırı yavaş bağlanma, bireyin duygusal yakınlık kurma sürecinde belirgin bir yavaşlık ve güvensizlik sergilemesi durumudur.

  • Aşırı ani bağlanma

    Aşırı ani bağlanma, bir kişiye tanıştıktan kısa süre sonra yoğun duygusal bağlanma ve yakınlık kurma eğilimidir; genellikle güvensiz bağlanma stilleriyle ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş bağ

    Aşırı yavaş bağ, bireyin duygusal veya sosyal bağ kurma sürecinin belirgin şekilde yavaşlaması ve bu durumun işlevselliği olumsuz etkilemesidir.

  • Aşırı ani bağ

    Aşırı ani bağ, bireyin tanıştığı bir kişiye veya duruma hızlıca ve yoğun bir duygusal bağlanma geliştirmesidir; genellikle travma geçmişi veya bağlanma sorunlarıyla ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş ilişki

    Aşırı yavaş ilişki, romantik bir bağın fiziksel ve duygusal yakınlaşma aşamalarında bilinçli olarak çok yavaş ilerlemesidir. Bu durum, kaygı, geçmiş travmalar veya bağlanma korkusu gibi faktörlerden kaynaklanabilir.

  • Aşırı ani ilişki

    Aşırı ani ilişki, bireyin bir tanışma veya flört sürecinin hemen başında cinsel veya duygusal olarak yoğun bir bağ kurması, bu bağın hızla ilerlemesi ve genellikle kısa sürede sonlanması durumudur.

  • Aşırı yavaş etkileşim

    Aşırı yavaş etkileşim, bireyin sosyal veya bilişsel süreçlerinde belirgin derecede yavaş tepki vermesi durumudur; genellikle depresyon, kaygı veya nörogelişimsel bozukluklarla ilişkilidir.

  • Aşırı ani etkileşim

    Aşırı ani etkileşim, bireyin beklenmedik bir uyaranla karşılaştığında abartılı irkilme, sıçrama veya kaçınma tepkisi vermesiyle karakterize bir durumdur. Genellikle kaygı bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) veya duyusal işlemleme hassasiyetiyle ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş iletişim

    Aşırı yavaş iletişim, bireyin konuşma hızı, yanıt verme süresi veya sözel akışının belirgin biçimde yavaşlaması durumudur.

  • Aşırı ani iletişim

    Aşırı ani iletişim, bireyin sosyal etkileşimlerde beklenmedik, yoğun ve kontrolsüz duygusal veya sözel tepkiler vermesi durumudur.

  • Aşırı yavaş anlatım

    Aşırı yavaş anlatım, bireyin düşüncelerini ifade ederken normalden belirgin derecede yavaş konuşması ve anlatım hızının düşmesi durumudur. Genellikle bilişsel işlem hızındaki azalmayla ilişkilidir.

  • Aşırı ani anlatım

    Aşırı ani anlatım, bireyin duygu veya düşüncelerini beklenmedik bir yoğunluk ve hızla ifade etmesidir; genellikle kaygı, stres veya duygu düzenleme güçlükleriyle ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş ifade

    Aşırı yavaş ifade, bireyin düşüncelerini veya duygularını ifade ederken normalden belirgin şekilde yavaş konuşması veya yanıt vermesidir; depresyon, psikomotor gerileme veya bilişsel bozukluklarla ilişkilidir.

  • Aşırı ani ifade

    Aşırı ani ifade, duygusal tepkilerin beklenmedik ve yoğun bir şekilde ortaya çıkmasıdır. Genellikle stres, travma veya duygu düzenleme güçlükleriyle ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş açıklama

    Aşırı yavaş açıklama, bireyin düşünce veya duygularını ifade ederken normalden belirgin şekilde yavaş konuşması veya yanıt vermesi durumudur; depresyon, demans gibi durumlarda görülebilir.

  • Aşırı ani açıklama

    Aşırı ani açıklama, bireyin bir olay veya durumu, yeterli kanıt olmaksızın, hızlı ve kesin bir şekilde olumsuz bir sonuca bağlamasıdır.

  • Aşırı yavaş yorum

    Aşırı yavaş yorum, bireyin çevresel uyaranları veya sosyal ipuçlarını normalden belirgin şekilde daha yavaş işlemesi ve yorumlaması durumudur.

  • Aşırı ani yorum

    Aşırı ani yorum, bilişsel çarpıtmalardan biri olup, bir durumu olumsuz sonuçlara varmak için aceleyle yorumlama eğilimidir.

  • Aşırı yavaş sentez

    Aşırı yavaş sentez, bilişsel süreçlerde bilgi işleme hızının belirgin şekilde düşük olması durumudur; genellikle dikkat eksikliği, depresyon veya nörolojik durumlarla ilişkilidir.

  • Aşırı ani sentez

    Aşırı ani sentez, psikolojide bireyin beklenmedik bir şekilde yoğun düşünce, duygu veya davranış kalıpları üretmesi durumudur; genellikle stres veya travma sonrası ortaya çıkar.

  • Aşırı yavaş analiz

    Aşırı yavaş analiz, bir durumu veya sorunu çözümlemek için gereğinden fazla zaman harcama eğilimidir ve karar verme sürecini olumsuz etkileyebilir.

  • Aşırı ani analiz

    Aşırı ani analiz, bireyin düşüncelerini, duygularını ve davranışlarını aşırı derecede ve sıklıkla irdelemesi, bu sürecin kaygı ve işlevsellik kaybına yol açmasıdır.

  • Aşırı yavaş değerlendirme

    Aşırı yavaş değerlendirme, bilişsel işlemleme hızının belirgin şekilde yavaşlaması durumudur; genellikle dikkat, hafıza ve yürütücü işlevlerdeki aksaklıklarla ilişkilidir.

  • Aşırı ani değerlendirme

    Aşırı ani değerlendirme, bilişsel çarpıtma türü olup, kişinin bir durumu yetersiz kanıtla olumsuz ve kesin yargılarla değerlendirmesidir.

  • Aşırı yavaş geri bildirim

    Aşırı yavaş geri bildirim, bireyin çevresinden gelen tepkileri veya bilgileri normalden çok daha geç işlemesi ve yanıtlaması durumudur.

  • Aşırı ani geri bildirim

    Aşırı ani geri bildirim, bireyin bir davranışı veya ifadesi sonrasında hemen ve yoğun bir şekilde olumsuz veya aşırı eleştirel tepki alması durumudur.

  • Aşırı yavaş karşılık

    Aşırı yavaş karşılık, bireyin çevresel uyaranlara veya taleplere normalden belirgin derecede yavaş tepki vermesi durumudur; depresyon, dikkat eksikliği veya nörolojik durumlarla ilişkili olabilir.

  • Aşırı ani karşılık

    Aşırı ani karşılık, bir uyarana veya duruma beklenenden çok daha hızlı, yoğun ve orantısız tepki verme eğilimidir; genellikle dürtüsellik ve duygu düzenleme güçlükleriyle ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş cevap

    Aşırı yavaş cevap, bireyin sorulara veya uyaranlara yanıt verme süresinin normalden belirgin şekilde uzamasıdır. Depresyon, anksiyete veya nörolojik durumlarla ilişkili olabilir.

  • Aşırı ani cevap

    Aşırı ani cevap, beklenenden çok daha hızlı ve yoğun verilen, genellikle dürtüsel ve kontrolsüz tepkileri tanımlar.

  • Aşırı yavaş yanıt

    Aşırı yavaş yanıt, bilişsel işlemleme hızında belirgin yavaşlama ve tepki vermede gecikme ile karakterize bir durumdur.

  • Aşırı ani yanıt

    Aşırı ani yanıt, beklenmedik bir uyarana karşı verilen orantısız, yoğun ve hızlı duygusal veya davranışsal tepkidir; genellikle travma veya kaygı bozukluklarıyla ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş tepki

    Aşırı yavaş tepki, bireyin çevresel uyaranlara veya sosyal etkileşimlere yanıt vermesinin normalden belirgin şekilde gecikmesi durumudur. Depresyon, kaygı bozuklukları veya nörolojik durumlarla ilişkili olabilir.

  • Aşırı ani tepki

    Aşırı ani tepki, beklenenden çok daha yoğun ve hızlı verilen, genellikle orantısız duygusal veya davranışsal tepkileri ifade eder.

  • Aşırı yavaş etki

    Aşırı yavaş etki, psikolojide bireyin tepki verme, karar alma veya harekete geçme sürecinde belirgin bir yavaşlama yaşaması durumudur. Genellikle depresyon, anksiyete veya nörolojik durumlarla ilişkilidir.

  • Aşırı ani etki

    Aşırı ani etki, beklenmedik ve yoğun bir uyarana karşı gelişen, kontrol edilemeyen duygusal veya fizyolojik tepkidir.

  • Aşırı yavaş sonuç

    Aşırı yavaş sonuç, bireyin günlük işlerde, karar vermede veya görev tamamlamada normalden belirgin ölçüde yavaş hareket etmesi ve bu durumun işlevselliği olumsuz etkilemesidir.

  • Aşırı ani sonuç

    Bireyin olumsuz bir olayın hemen ve kaçınılmaz olarak gerçekleşeceğine dair mantıksız inancı; bilişsel çarpıtma türü.

  • Aşırı yavaş son

    Aşırı yavaş son, bir bilişsel sürecin veya motor hareketin normalden belirgin derecede yavaş tamamlanması durumudur; genellikle depresyon, anksiyete veya nörolojik bozukluklarla ilişkilidir.

  • Aşırı ani son

    Aşırı ani son, bir anlatı veya olayın beklenmedik ve hazırlıksız bir şekilde kesintiye uğramasıyla oluşan psikolojik gerilim ve hayal kırıklığı durumudur.

  • Aşırı yavaş bitiş

    Aşırı yavaş bitiş (gecikmiş ejakülasyon), cinsel aktivite sırasında yeterli uyarıma rağmen boşalmanın uzun süre gecikmesi veya hiç gerçekleşmemesi durumudur.

  • Aşırı ani bitiş

    Aşırı ani bitiş, bir duygusal veya fiziksel deneyimin beklenmedik ve keskin bir şekilde sonlanmasıdır; genellikle panik atak, öfke nöbeti veya dissosiyatif durumlarda görülür.

  • Aşırı yavaş başlangıç

    Aşırı yavaş başlangıç, psikomotor yavaşlama olarak da bilinir; hareket, düşünce ve konuşma hızında belirgin azalmayla karakterize bir durumdur.

  • Aşırı ani başlangıç

    Aşırı ani başlangıç, psikolojik bir semptomun veya bozukluğun hiçbir uyarı olmaksızın aniden ve şiddetli bir şekilde ortaya çıkmasıdır.

  • Aşırı yavaş sonlanma

    Aşırı yavaş sonlanma, bir bilişsel veya motor sürecin beklenenden çok daha uzun sürede tamamlanması durumudur; genellikle depresyon, anksiyete veya nörolojik durumlarla ilişkilidir.

  • Aşırı ani sonlanma

    Aşırı ani sonlanma, bir ilişkinin veya etkileşimin beklenmedik ve hızlı bir şekilde, önceden herhangi bir işaret veya açıklama olmaksızın sona ermesidir.

  • Aşırı yavaş bitme

    Aşırı yavaş bitme, cinsel eylemde orgazma ulaşmanın normalden belirgin derecede uzun sürmesi veya hiç ulaşılamaması durumudur.

  • Aşırı ani bitme

    Aşırı ani bitme, bir cinsel aktivite veya uyarılma döngüsünün, kişinin kontrolü dışında ve beklenenden çok daha kısa sürede sonlanması durumudur.

  • Aşırı yavaş başlama

    Aşırı yavaş başlama, bir eyleme başlamada veya harekete geçmede belirgin gecikme yaşanması durumudur. Genellikle motivasyon eksikliği, kaygı veya depresyon gibi psikolojik faktörlerle ilişkilidir.

  • Aşırı ani başlama

    Aşırı ani başlama, beklenmedik ve yoğun bir duygu, düşünce veya davranışın aniden ortaya çıkmasıdır; sıklıkla kaygı bozuklukları ve travma sonrası stres bozukluğu ile ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş kapanma

    Aşırı yavaş kapanma, bir yaranın veya kesiğin beklenenden çok daha uzun sürede iyileşmesi durumudur. Bu, psikolojik faktörlerin fiziksel iyileşme sürecini olumsuz etkilediğine işaret edebilir.

  • Aşırı ani kapanma

    Aşırı ani kapanma, bireyin duygusal veya psikolojik bir tetikleyiciye karşı aniden ve yoğun bir şekilde içe kapanması, sosyal etkileşimden kaçınması ve duygusal tepkisizlik halidir.

  • Aşırı yavaş açılma

    Aşırı yavaş açılma, bireyin duygusal veya psikolojik olarak kendini ifade etme, güven kurma veya yeni durumlara uyum sağlama sürecinin normalden belirgin derecede yavaş olması durumudur.

  • Aşırı ani açılma

    Aşırı ani açılma, kişinin beklenmedik bir şekilde yoğun duygusal veya fiziksel tepkiler vermesi durumudur; genellikle travma sonrası stres bozukluğu veya kaygı bozukluklarıyla ilişkilidir.

  • Aşırı yavaş daralma

    Aşırı yavaş daralma, bilişsel işleme hızının belirgin şekilde yavaşlaması ve dikkat alanının daralmasıyla karakterize, genellikle depresyon veya travma sonrası stres bozukluğunda görülen bir durumdur.

  • Aşırı ani daralma

    Aşırı ani daralma, psikolojide bir uyaran karşısında beklenenden çok daha hızlı ve yoğun bir kaygı, korku veya panik tepkisi verme durumudur.

  • Aşırı yavaş genişleme

    Aşırı yavaş genişleme, bireyin düşünce, duygu veya davranışlarının normalden çok daha yavaş bir hızda gelişmesi veya yayılması durumudur. Genellikle psikomotor yavaşlama veya bilişsel yavaşlama ile ilişkilidir.

  • Aşırı ani genişleme

    Aşırı ani genişleme, bir uyarana karşı verilen orantısız ve beklenmedik yoğun duygusal veya fizyolojik tepkiyi tanımlar; travma sonrası stres bozukluğu gibi durumlarda görülebilir.

  • Aşırı yavaş küçülme

    Aşırı yavaş küçülme, bir nesnenin veya sistemin boyutlarının normalden çok daha yavaş bir hızda azalması durumudur. Psikolojide, bilişsel işlevlerde veya duygusal tepkilerde görülen aşırı yavaş gerileme sürecini tanımlar.

  • Aşırı ani küçülme

    Aşırı ani küçülme, bir kişinin normal işlevselliğinden hızlı ve belirgin bir düşüş yaşamasıdır; genellikle psikolojik travma veya yoğun strese bağlı gelişir.

  • Aşırı yavaş büyüme

    Aşırı yavaş büyüme, çocuğun yaşıtlarına göre boy ve kilo artışının belirgin şekilde geride olmasıdır; genetik, hormonal veya çevresel faktörlerden kaynaklanabilir.

  • Aşırı ani büyüme

    Aşırı ani büyüme, bir çocuğun yaşına göre beklenenden çok daha hızlı boy ve kilo artışı göstermesi durumudur; genellikle endokrin nedenlere bağlıdır.

  • Aşırı yavaş gelişim

    Aşırı yavaş gelişim, çocuğun motor, dil, bilişsel veya sosyal becerilerde yaşıtlarına göre belirgin şekilde geride olması durumudur.

  • Aşırı ani gelişim

    Çocuk gelişiminde beklenen süreçlerden çok daha hızlı ve sıra dışı bir şekilde ortaya çıkan, genellikle duygusal veya davranışsal uyum sorunlarına yol açabilen gelişimsel bir durum.

  • Aşırı yavaş dönüşüm

    Aşırı yavaş dönüşüm, bir bireyin yaşamında gerekli değişiklikleri yapmakta aşırı derecede yavaş ilerlemesi ve bu durumun işlevselliğini olumsuz etkilemesidir.

  • Aşırı ani dönüşüm

    Aşırı ani dönüşüm, bir bireyin kişilik, inanç veya davranışlarında kısa sürede köklü ve beklenmedik değişim yaşaması durumudur.

  • Aşırı kademeli değişim

    Aşırı kademeli değişim, psikolojide bireyin yaşamında ani ve büyük ölçekli dönüşümler yerine, küçük adımlarla ilerleyen ancak zamanla radikal sonuçlar doğuran bir değişim sürecini ifade eder.

  • Aşırı ani değişim

    Aşırı ani değişim, bireyin duygu durum, düşünce veya davranışlarında beklenmedik ve hızlı bir şekilde ortaya çıkan, genellikle bir tetikleyiciye yanıt olarak gelişen psikolojik bir tepkidir.

  • Aşırı gradual

    Aşırı gradual, bir davranış veya duygunun aşamalı olarak artan yoğunlukta ortaya çıkması ve kişinin bu süreci kontrol etmekte zorlanması durumudur.

  • Aşırı ani

    Aşırı ani, beklenmedik ve yoğun bir şekilde ortaya çıkan, genellikle korku veya panikle karakterize ani duygusal tepkilerdir.

  • Aşırı yavaşlık

    Psikomotor yavaşlama olarak da bilinen aşırı yavaşlık, hareket, konuşma ve düşünme hızında belirgin azalmayla karakterize bir durumdur.

  • Aşırı hız

    Aşırı hız, bireyin düşünce, konuşma veya hareketlerinin normalden belirgin şekilde hızlı olması durumudur; sıklıkla bipolar bozukluk gibi duygudurum bozukluklarında görülür.

  • Aşırı hareket

    Aşırı hareket, bireyin içsel huzursuzluk, kaygı veya enerji fazlalığı nedeniyle sürekli olarak hareket halinde olma durumudur. Çoğunlukla psikomotor ajitasyon olarak da adlandırılır.

  • Aşırı sabitlik

    Aşırı sabitlik, bireyin düşünce, duygu veya davranışlarında esneklik gösterememesi, değişime direnç göstermesi ve katı kalıplara sıkışması durumudur.

  • Aşırı uyumluluk

    Aşırı uyumluluk, bireyin kendi ihtiyaç ve değerlerini bastırarak başkalarının beklentilerine aşırı derecede uyum sağlaması; sosyal onay kaybı korkusuyla gelişen bir kişilik örüntüsüdür.

  • Aşırı ahenk

    Aşırı ahenk, kişinin çevresindekilerle sürekli uyum içinde olma, çatışmadan kaçınma ve kendi ihtiyaçlarını bastırma eğilimidir. Genellikle kaygı ve düşük özsaygı ile ilişkilidir.

  • Aşırı uyumsuzluk

    Aşırı uyumsuzluk, bireyin çevresel taleplerle başa çıkmada yetersiz kalması ve işlevselliğinin belirgin şekilde bozulması durumudur.

  • Aşırı dengesizlik

    Aşırı dengesizlik, duygusal, bilişsel veya davranışsal alanlarda belirgin ve sürekli bir istikrarsızlık halini ifade eder; sıklıkla borderline kişilik bozukluğu gibi durumlarla ilişkilendirilir.

  • Aşırı denge

    Aşırı denge, bireyin fiziksel veya psikolojik dengeyi korumak için aşırı çaba gösterdiği, esneklik kaybına ve işlevsellikte bozulmaya yol açan bir durumdur.

  • Aşırı asimetri

    Aşırı asimetri, psikolojide bilişsel, duygusal veya davranışsal süreçlerdeki dengesizlikleri ifade eder; örneğin, bir duygunun diğerine baskın gelmesi.

  • Aşırı simetri

    Aşırı simetri, obsesif kompulsif bozuklukta görülen, nesnelerin mükemmel simetrik olması gerektiğine dair ısrarcı düşünce ve buna bağlı tekrarlayıcı davranışlardır.

  • Aşırı düzensizlik

    Aşırı düzensizlik, kişinin yaşam alanlarında, zaman yönetiminde veya düşünce süreçlerinde belirgin bir düzensizlik ve dağınıklık sergilemesi durumudur.

  • Aşırı kirli

    Aşırı kirli, obsesif-kompulsif bozuklukta görülen, kişinin kirlenme veya bulaşma korkusuyla sürekli temizlik yapma, kaçınma ve kontrol davranışları sergilemesidir.

  • Aşırı temizlik

    Aşırı temizlik, kişinin normalin ötesinde, sık ve yoğun temizlik yapma davranışıdır; genellikle obsesif-kompulsif bozukluk (OKB) ve kaygı bozukluklarıyla ilişkilidir.

  • Aşırı bozukluk

    Aşırı bozukluk, DSM-5'te yer almayan ancak obsesif-kompulsif spektrumda değerlendirilen, belirli bir davranışın aşırı ve kontrolsüz tekrarı ile karakterize edilen bir durumdur.

  • Aşırı düzgünlük

    Aşırı düzgünlük, kişinin yaşamının her alanında kusursuzluk arayışı, hata yapma korkusu ve katı standartlarla karakterize bir kişilik örüntüsüdür.

  • Aşırı pürüzlülük

    Aşırı pürüzlülük, bireyin çevresel uyaranlara karşı abartılı ve sürekli bir duyarlılık göstermesi, en küçük dokunsal veya duyusal uyarana bile aşırı tepki verme eğilimidir.

  • Aşırı pürüzsüzlük

    Aşırı pürüzsüzlük, kişinin cildinde veya başka bir yüzeyde algıladığı aşırı derecede kaygan, pürüzsüz his, genellikle obsesif-kompulsif bozukluk veya vücut dismorfik bozukluğu ile ilişkilidir.

  • Aşırı kuruluk

    Aşırı kuruluk, psikolojide bireyin duygusal, bilişsel veya sosyal alanlarda aşırı katılık, esneksizlik ve kuru bir iletişim tarzı sergilemesi durumudur.

  • Aşırı ıslaklık

    Aşırı ıslaklık, kişinin normalden fazla terleme veya idrar kaçırma gibi durumlarla karakterize edilen, psikolojik ve fizyolojik faktörlerin etkileşiminden kaynaklanan bir semptomdur.

  • Aşırı dokunulmazlık

    Aşırı dokunulmazlık, bireyin başkaları tarafından dokunulmaya karşı aşırı hassasiyet, rahatsızlık veya kaçınma göstermesi durumudur.

  • Aşırı dokunuş

    Aşırı dokunuş, bir kişinin fiziksel temas sınırlarını ihlal eden, rahatsızlık veya tedirginlik yaratan istenmeyen dokunma davranışlarıdır.

  • Aşırı tatsızlık

    Aşırı tatsızlık, bireyin zevk alamama ve duygusal küntlük yaşadığı, genellikle depresyon veya travma sonrası stres bozukluğu ile ilişkili bir durumdur.

  • Aşırı tat

    Aşırı tat, bireyin bir duygu, düşünce veya davranışı normalin ötesinde yoğun ve sürekli yaşaması durumudur.

  • Aşırı kokusuzluk

    Aşırı kokusuzluk (anosmi), koku alma duyusunun tamamen kaybıdır. Psikolojide, travma sonrası veya dissosiyatif durumlarla ilişkili olabilir.

  • Aşırı koku

    Aşırı koku, bireyin çevresindeki kokulara karşı normalin ötesinde duyarlılık göstermesi ve bu durumun günlük yaşamını olumsuz etkilemesidir. Psikoterapide sıklıkla anksiyete bozukluklarıyla ilişkilendirilir.

  • Aşırı ses

    Aşırı ses, bireyin günlük ses düzeylerine karşı aşırı duyarlılık ve rahatsızlık hissetmesi durumudur; genellikle hiperakuzi veya fonofobi ile ilişkilidir.

  • Aşırı ışık

    Aşırı ışık, bireyin normal ışık seviyelerine karşı aşırı duyarlılık gösterdiği ve rahatsızlık, baş ağrısı veya göz yorgunluğu yaşadığı bir durumdur.

  • Aşırı gölge

    Aşırı gölge, bireyin kendini sürekli başkalarının gölgesinde hissettiği, özgün kimliğini kaybettiği psikolojik bir durumdur.

  • Aşırı aydınlık

    Aşırı aydınlık, bireyin çevresel ışık kaynaklarını normalden çok daha parlak algılamasına yol açan bir duyusal hassasiyet durumudur.

  • Aşırı karanlık

    Aşırı karanlık, bireyin karanlık ortamlara karşı duyduğu yoğun ve mantıksız korku olup, günlük işlevselliği bozabilen bir kaygı bozukluğu türüdür.

  • Aşırı parlaklık

    Aşırı parlaklık, psikolojide bir kişinin düşüncelerinin, duygularının veya davranışlarının yoğun ve kontrolsüz bir şekilde artması durumudur. Genellikle bipolar bozukluk gibi duygudurum bozukluklarında görülür.

  • Aşırı solukluk

    Aşırı solukluk, cilt renginin normalden daha açık veya beyaz görünmesi durumudur. Psikolojik bağlamda, yoğun kaygı, panik atak veya travmatik stres reaksiyonları sırasında geçici olarak ortaya çıkabilir.

  • Aşırı renk

    Aşırı renk, psikolojide duygusal veya algısal deneyimlerin normalden daha yoğun ve canlı yaşanması durumunu ifade eder; genellikle yüksek duyarlılık veya duygusal düzensizlikle ilişkilidir.

  • Aşırı tekdüzelik

    Aşırı tekdüzelik, bireyin yaşamında değişime direnç göstererek katı rutinler, yinelenen davranışlar ve yeniliğe karşı belirgin bir kaçınma sergilemesi durumudur.

  • Aşırı çeşitlilik

    Aşırı çeşitlilik, bir sistemdeki elemanların sayı ve tür bakımından aşırı derecede farklılaşması durumudur; psikolojide bilişsel yük ve karar verme güçlüğüne yol açabilir.

  • Aşırı yoksulluk

    Aşırı yoksulluk, bireyin temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayamadığı, kronik açlık, barınma ve sağlık hizmetlerine erişim yoksunluğu ile karakterize edilen derin yoksunluk durumudur.

  • Aşırı zenginlik

    Aşırı zenginlik, bireyin sahip olduğu maddi kaynakların temel ihtiyaçlarının çok ötesine geçmesi durumudur ve psikolojik etkileri arasında izolasyon, suçluluk ve anlam krizi sayılabilir.

  • Aşırı kıtlık

    Aşırı kıtlık, bireyin temel ihtiyaçlarının yetersiz karşılandığı, sürekli bir yoksunluk ve yetersizlik algısıyla karakterize psikolojik bir durumdur.

  • Aşırı bolluk

    Psikolojide aşırı bolluk, bireyin sahip olduğu kaynakların (maddi, sosyal, bilgi) ihtiyaçlarının çok üzerinde olması durumunda ortaya çıkan doyumsuzluk, karar verme güçlüğü ve anlam kaybı gibi olumsuz psikolojik etkileri tanımlar.

  • Aşırı nadirlik

    Aşırı nadirlik, bir olayın olasılığının düşük olmasına rağmen bireyin bu olayı aşırı derecede önemsemesi ve sürekli düşünmesi durumudur.

  • Aşırı sıkılık

    Aşırı sıkılık, bireyin kurallara, düzene ve mükemmeliyetçiliğe aşırı bağlılık göstermesi, esneklikten yoksun olması ve katı düşünce kalıpları sergilemesidir.

  • Aşırı seyreklik

    Aşırı seyreklik, nadir görülen olay veya durumların normalden daha düşük sıklıkta yaşanmasıdır. Psikolojide, algısal ve düşünsel süreçlerdeki aşırı seyreklik, dikkat dağınıklığı veya bilişsel yavaşlama ile ilişkilendirilebilir.

  • Aşırı yoğunluk

    Aşırı yoğunluk, duygusal veya bilişsel deneyimlerin normalden fazla şiddetli ve kontrol edilemez hale gelmesi durumudur.

  • Aşırı hafiflik

    Aşırı hafiflik, bireyin fiziksel veya duygusal olarak ağırlıksız, boşlukta hissetmesi; depersonalizasyon, dissosiyasyon veya duygusal uyuşma ile ilişkili bir deneyimdir.

  • Aşırı ağırlık

    Aşırı ağırlık, vücut kitle indeksinin (VKİ) 25-29.9 kg/m² arasında olması durumudur ve obezite öncesi bir aşama olarak kabul edilir.

  • Aşırı küçüklük

    Aşırı küçüklük, bireyin kendini veya başkalarını olduğundan daha önemsiz, değersiz veya yetersiz algılamasına yol açan bilişsel bir çarpıtmadır.

  • Aşırı büyüklük

    Aşırı büyüklük, bireyin kendini, yeteneklerini veya başarılarını gerçekçi olmayan bir şekilde abartılı görmesi ve buna bağlı olarak üstünlük duygusu yaşaması durumudur.

  • Aşırı kısalık

    Aşırı kısalık, bireyin boyunun yaşına ve cinsiyetine göre beklenenin belirgin altında olması durumudur; genetik, hormonal veya çevresel faktörlerden kaynaklanabilir.

  • Aşırı uzunluk

    Aşırı uzunluk, bir nesnenin, sürecin veya durumun normal kabul edilen sınırların ötesinde uzun olması durumudur ve psikolojide genellikle algısal veya bilişsel çarpıtmalarla ilişkilendirilir.

  • Aşırı sığlık

    Aşırı sığlık, kişilerarası ilişkilerde yüzeysel, derinlikten yoksun ve duygusal bağ kurma kapasitesinin sınırlı olduğu bir durumdur.

  • Aşırı derinlik

    Aşırı derinlik, bireyin düşünce, duygu veya davranışlarında normalin ötesinde bir yoğunluk ve derinlik yaşaması durumudur; genellikle obsesif-kompulsif veya depresif eğilimlerle ilişkilidir.

  • Aşırı alçaklık

    Aşırı alçaklık, bireyin kendini sürekli olarak değersiz, yetersiz ve aşağı görmesiyle karakterize, özgüven eksikliği ve sosyal çekingenlikle seyreden bir psikolojik durumdur.

  • Aşırı yükseklik

    Aşırı yükseklik, yüksek yerlerde aşırı kaygı ve kaçınma davranışlarıyla kendini gösteren, DSM-5'te özgül fobi altında sınıflandırılan bir anksiyete bozukluğudur.

  • Aşırı darlık

    Aşırı darlık, bireyin algılanan tehdit karşısında aşırı tetikte olma, daralmış dikkat ve kaçınma davranışlarıyla karakterize bir kaygı tepkisidir.

  • Aşırı genişlik

    Aşırı genişlik, bilişsel çarpıtmalardan biri olup, bir durumun veya sorunun olduğundan daha büyük, kapsamlı veya önemli algılanmasıdır. Genellikle kaygı ve depresyonla ilişkilidir.

  • Aşırı kasılma

    Aşırı kasılma, vücut kaslarının istemsiz ve sürekli bir şekilde gerilmesi durumudur; genellikle kaygı, stres veya kas-iskelet sistemi sorunlarıyla ilişkilidir.

  • Aşırı gevşeklik

    Aşırı gevşeklik, kas tonusunun normalin altında olması durumudur; eklemlerin aşırı hareketliliği ve postüral kontrol sorunları ile kendini gösterir.

  • Aşırı gerginlik

    Aşırı gerginlik, bireyin normal işlevselliğini bozacak düzeyde yoğun kaygı, endişe ve fiziksel gerilim hali; genellikle anksiyete bozuklukları veya stres tepkileriyle ilişkilidir.

  • Aşırı sakinlik

    Aşırı sakinlik, duygusal tepkilerin normalden çok daha düşük düzeyde yaşandığı, bireyin neredeyse her durumda kayıtsız veya duygusuz göründüğü bir durumdur.

  • Aşırı huzursuzluk

    Aşırı huzursuzluk, yoğun içsel sıkıntı, kaygı ve kontrol edilemeyen endişe haliyle karakterize, günlük işlevselliği bozan bir psikolojik durumdur.

  • Aşırı huzur

    Aşırı huzur, kişinin herhangi bir olumsuz durum karşısında duygusal tepki vermemesi, sürekli sakin ve kaygısız kalması durumudur ve klinik bağlamda duygusal küntlük veya dissosiyasyon belirtisi olabilir.

  • Aşırı rahatsızlık

    Aşırı rahatsızlık, kişinin yoğun ve sürekli bir huzursuzluk, endişe veya sıkıntı hali yaşamasıdır. Günlük işlevselliği bozabilecek düzeyde duygusal ve fiziksel belirtilerle kendini gösterir.

  • Aşırı konfor

    Aşırı konfor, bireyin rahatlık ve güvenlik arayışının aşırıya kaçması sonucu gelişme, değişim ve zorluklarla başa çıkma kapasitesini olumsuz etkileyen psikolojik bir durumdur.

  • Aşırı risk

    Aşırı risk, bireyin gerçekçi olmayan şekilde yüksek düzeyde risk alma eğilimi veya mevcut riskleri abartarak aşırı kaçınma davranışı sergilemesidir.

  • Aşırı güvenlik

    Aşırı güvenlik, bireyin gerçek tehdit düzeyine uygun olmayan, abartılı koruyucu davranışlar sergilemesidir. Bu durum genellikle kaygı bozuklukları, obsesif-kompulsif bozukluk veya travma sonrası stres bozukluğu ile ilişkilidir.

  • Aşırı belirsizlik

    Aşırı belirsizlik, bireyin gelecekteki olaylar veya durumlar hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığında yoğun kaygı ve huzursuzluk yaşaması durumudur.

  • Aşırı öngörülebilirlik

    Aşırı öngörülebilirlik, bireyin çevresel uyaranları ve olayları aşırı derecede tahmin edilebilir kılma ihtiyacıdır; genellikle kontrol kaybı korkusu ve kaygı bozukluklarıyla ilişkilidir.

  • Aşırı kaos

    Aşırı kaos, bireyin başa çıkma kapasitesini aşan, düzen ve kontrol duygusunu kaybettiren yoğun belirsizlik ve karmaşa durumudur.

  • Aşırı düzen

    Aşırı düzen, bireyin çevresini aşırı derecede organize etme, simetri ve düzen takıntısı ile karakterize edilen bir psikolojik durumdur.

  • Aşırı karmaşıklık

    Aşırı karmaşıklık, bir durum, sistem veya düşünce yapısının gereğinden fazla detay, katman veya değişken içermesi nedeniyle anlaşılması ve yönetilmesi zor hale gelmesidir.

  • Aşırı basitlik

    Aşırı basitlik, karmaşık bir olgu veya durumu aşırı derecede basitleştirme eğilimi olup, genellikle yanıltıcı veya eksik anlamalara yol açar.

  • Aşırı gizemlilik

    Aşırı gizemlilik, bireyin sürekli olarak başkalarına karşı bilgi saklama, sır tutma ve belirsizlik yaratma eğilimi gösterdiği bir kişilik özelliğidir.

  • Aşırı şeffaflık

    Aşırı şeffaflık, kişinin özel bilgilerini, duygularını veya düşüncelerini sosyal olarak uygun olmayan bir şekilde aşırı derecede paylaşma eğilimidir.

  • Aşırı kapalılık

    Aşırı kapalılık, bireyin duygu, düşünce ve ihtiyaçlarını başkalarına ifade etmekten kaçınması, içe kapanma ve sosyal geri çekilme ile karakterize bir psikolojik durumdur.

  • Aşırı açıklık

    Aşırı açıklık, bireyin özel bilgilerini, duygularını veya düşüncelerini sosyal olarak uygun olmayan şekilde, aşırı derecede paylaşması durumudur.

  • Aşırı doluluk

    Aşırı doluluk, bireyin zihinsel veya fiziksel alanının kapasitesinin ötesinde uyaranla karşılaştığında yaşadığı bunaltıcı his ve işlevsellik kaybıdır.

  • Aşırı boşluk

    Aşırı boşluk, bireyin içsel bir eksiklik veya anlamsızlık hissiyle karakterize, yoğun ve yaygın bir boşluk deneyimidir. Genellikle borderline kişilik bozukluğu gibi durumlarla ilişkilidir.

  • Aşırı kalabalık

    Aşırı kalabalık, bir ortamda bulunan kişi sayısının o ortamın fiziksel ve psikolojik kapasitesini aşması sonucu bireylerde stres, kaygı ve kontrol kaybı hissi yaratan durumdur.

  • Aşırı yalnızlık

    Aşırı yalnızlık, bireyin sosyal ilişkilerinin nicelik veya nitelik olarak yetersiz olduğuna dair öznel algısıyla ortaya çıkan, kronikleşmiş ve yoğun duygusal sıkıntı halidir.

  • Aşırı birliktelik

    Aşırı birliktelik, bireyin partneriyle gereğinden fazla zaman geçirmesi, bireysel alan ve bağımsızlığın kaybedilmesiyle karakterize bir ilişki dinamiğidir.

  • Aşırı kopukluk

    Aşırı kopukluk, bireyin kendisinden, duygularından veya çevresinden yoğun bir şekilde ayrışma ve yabancılaşma hissetmesidir; genellikle travma sonrası stres bozukluğu ve dissosiyatif bozukluklarla ilişkilidir.

  • Aşırı bağlılık

    Aşırı bağlılık, bir kişinin başka bir bireye veya ilişkiye duygusal, psikolojik veya fiziksel olarak aşırı derecede bağımlı olması durumudur.

  • Aşırı uzaklık

    Aşırı uzaklık, bireyin duygusal veya fiziksel olarak diğer insanlardan aşırı derecede mesafe koyması, yakınlık kurmaktan kaçınması ve yalnızlığı tercih etmesi durumudur.

  • Aşırı yakınlık

    Aşırı yakınlık, bir kişinin başka bir kişiye veya gruba karşı sağlıksız düzeyde bağımlılık ve sınır ihlalleriyle karakterize edilen, psikolojik bağımlılık ve kaygı temelli bir ilişki örüntüsüdür.

  • Aşırı soğukluk

    Aşırı soğukluk, bireyin duygusal ifadelerde belirgin kısıtlama, empati yoksunluğu ve sosyal mesafe ile karakterize bir kişilik örüntüsüdür. Genellikle şizoid veya antisosyal kişilik özellikleriyle ilişkilendirilir.

  • Aşırı sıcaklık

    Aşırı sıcaklık, psikolojide bireyin çevresel veya içsel uyaranlara karşı aşırı duygusal tepki verme eğilimini ifade eder; genellikle yüksek kaygı, sinirlilik veya öfke patlamalarıyla kendini gösterir.

  • Aşırı sertlik

    Aşırı sertlik, bireyin esneklikten yoksun, katı ve değişime dirençli bir tutum sergilemesidir; kişilik özellikleri veya psikolojik savunma mekanizması olarak ortaya çıkabilir.

  • Aşırı yumuşaklık

    Aşırı yumuşaklık, kişinin çatışmadan kaçınma, sürekli fedakârlık ve başkalarının ihtiyaçlarını kendininkilerin önüne koyma eğilimidir; pasif-agresif davranışlara ve tükenmişliğe yol açabilir.

  • Aşırı katılık

    Aşırı katılık, bireyin düşünce, duygu veya davranışlarında esneklikten yoksun olması, değişime direnç göstermesi ve katı kurallara sıkı sıkıya bağlı kalması durumudur.

  • Aşırı esneklik

    Aşırı esneklik, kişinin kendi değerlerinden veya ihtiyaçlarından ödün vererek başkalarının beklentilerine uyum sağlama eğilimidir. Sağlıklı esneklikten farklı olarak, kişisel sınırların kaybolmasına ve duygusal tükenmeye yol açabilir.

  • Aşırı tutarlılık

    Aşırı tutarlılık, kişinin düşünce, duygu ve davranışlarında esneklikten yoksun, katı bir şekilde aynı kalıpları sürdürme eğilimidir.

  • Aşırı değişkenlik

    Duygu durum, enerji veya odaklanmada ani ve belirgin dalgalanmalarla karakterize psikolojik bir durum.

  • Aşırı durağanlık

    Aşırı durağanlık, bireyin düşünce, duygu ve davranışlarında katılık ve değişime direnç göstermesi durumudur.

  • Aşırı hareketlilik

    Aşırı hareketlilik, bireyin yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayan, sürekli ve kontrolsüz fiziksel hareketlilik hali olup, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) gibi durumlarda görülebilir.

  • Aşırı konuşkanlık

    Aşırı konuşkanlık, bireyin kontrol edemediği, aşırı ve hızlı konuşma eğilimidir; genellikle bipolar bozukluk veya anksiyete gibi durumlarla ilişkilendirilir.

  • Aşırı sessizlik

    Aşırı sessizlik, bireyin sosyal ortamlarda konuşmaktan kaçınması, iletişim kurmaması ve uzun süreli sessiz kalması durumudur; kaygı, travma veya kişilik özelliklerinden kaynaklanabilir.

  • Aşırı neşelilik

    Aşırı neşelilik, normal dışı yüksek, duruma uygun olmayan ve süreklilik gösteren bir coşku halidir; bipolar bozuklukta mani veya hipomani dönemlerinde görülebilir.

  • Aşırı kötümserlik

    Aşırı kötümserlik, bireyin geleceğe yönelik aşırı olumsuz beklentiler geliştirmesi ve bu beklentilerin günlük işlevselliğini olumsuz etkilemesidir.

  • Aşırı iyimserlik

    Aşırı iyimserlik, gerçekçi olmayan bir şekilde olumlu sonuçlar beklemek ve riskleri küçümsemektir.

  • Aşırı fedakarlık

    Aşırı fedakarlık, bireyin kendi ihtiyaçlarını, sınırlarını ve refahını sürekli olarak başkalarının talepleri veya beklentileri uğruna feda etmesi durumudur; sağlıksız bir özgecilik biçimi olarak kabul edilir.

  • Aşırı bencillik

    Aşırı bencillik, bireyin kendi çıkarlarını başkalarının ihtiyaçlarının önünde tutması ve empati yoksunluğu ile karakterize edilen bir kişilik özelliğidir.

  • Aşırı bağımsızlık

    Aşırı bağımsızlık, bireyin yardım istemeyi reddederek her şeyi kendi başına yapma zorunluluğu hissetmesi ve duygusal yakınlıktan kaçınmasıdır.

  • Aşırı bağımlılık

    Aşırı bağımlılık, bir kişinin başka bir bireye veya maddeye psikolojik ve/veya fiziksel olarak aşırı derecede dayanması durumudur. Bu durum, bağımsız işlevselliği kısıtlar ve klinik müdahale gerektirebilir.

  • Aşırı alçakgönüllülük

    Aşırı alçakgönüllülük, kişinin kendi başarılarını, yeteneklerini veya olumlu özelliklerini sistematik olarak küçümsemesi ve sürekli olarak kendini geri planda tutması durumudur.

  • Aşırı özgüven

    Aşırı özgüven, kişinin gerçek yeteneklerinin ötesinde bir öz-yeterlik inancı taşıması ve riskleri yeterince değerlendirememesi durumudur.

  • Aşırı yorgunluk

    Aşırı yorgunluk, fiziksel veya zihinsel aktivite sonrası ortaya çıkan, dinlenmeyle geçmeyen, günlük işlevselliği bozan yoğun bitkinlik halidir.

  • Aşırı yeme

    Aşırı yeme, kısa sürede normalden çok daha fazla yeme ve yeme davranışı üzerinde kontrol kaybı hissi ile karakterize bir yeme davranışı bozukluğudur.

  • Aşırı üretkenlik

    Aşırı üretkenlik, kişinin normalin çok üzerinde, kontrol edilemeyen bir üretme dürtüsü yaşaması durumudur; genellikle bipolar bozukluğun manik döneminde veya dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunda görülür.

  • Aşırı uyum

    Aşırı uyum, bireyin çevresel taleplere veya başkalarının beklentilerine uyum sağlamak için kendi ihtiyaçlarını, değerlerini veya kimliğini aşırı derecede bastırması durumudur.

  • Aşırı stres

    Aşırı stres, bireyin başa çıkma kaynaklarını aşan yoğun ve uzun süreli stres tepkisidir; fiziksel, duygusal ve bilişsel işlevsellikte bozulmaya yol açar.

  • Aşırı sorumluluk

    Aşırı sorumluluk, kişinin kendi kontrolü dışındaki olaylar için dahi aşırı derecede sorumluluk hissetmesi, suçluluk duyması ve kendini aşırı yükümlülük altına sokması durumudur.

  • Aşırı mükemmeliyetçilik

    Aşırı mükemmeliyetçilik, kişinin kendine veya başkalarına yönelik gerçekçi olmayan yüksek standartlar belirlemesi ve bu standartları karşılayamadığında yoğun kaygı, utanç veya yetersizlik hissetmesidir.

  • Aşırı kontrol

    Aşırı kontrol, kişinin duygularını, dürtülerini ve davranışlarını aşırı derecede bastırması ve katı bir özdenetim sergilemesidir.

  • Aşırı düşünme

    Aşırı düşünme, kişinin bir konuyu tekrar tekrar, kontrolsüzce ve genellikle olumsuz sonuçlara odaklanarak düşünmesidir. Kaygı ve depresyonla ilişkilidir.

  • Aşırı duyarlılık

    Aşırı duyarlılık, bireyin çevresel uyaranlara veya duygusal deneyimlere ortalamadan daha güçlü ve hızlı tepki verme eğilimidir.

  • Aşkın psikoloji

    Aşkın psikoloji, bireyin kendini aşma, anlam arayışı ve manevi deneyimlerle ilgilenen psikoloji alt dalıdır.

  • Aşk bağımlılığı

    Aşk bağımlılığı, bir kişiye veya ilişkiye duyulan yoğun ve kontrol edilemeyen duygusal bağlanma ile karakterize edilen, kişinin yaşamını olumsuz etkileyen bir davranışsal bağımlılık türüdür.

  • Aşırı uyaran

    Aşırı uyaran, bireyin duyusal sisteminin kaldırabileceğinden fazla uyarana maruz kalması durumudur; kaygı, irritabilite ve dikkat dağınıklığına yol açabilir.

  • Aşırı koruyuculuk

    Aşırı koruyuculuk, bir ebeveynin çocuğunun fiziksel veya duygusal olarak zarar görmesini engellemek amacıyla aşırı müdahaleci ve kısıtlayıcı davranışlar sergilemesidir.

  • Aşırı genelleme

    Aşırı genelleme, bilişsel çarpıtma türüdür; tek bir olaydan yola çıkarak genel ve mutlak sonuçlar çıkarma eğilimidir.

  • Aşağılık kompleksi

    Aşağılık kompleksi, bireyin kendini sürekli olarak yetersiz, değersiz ve başkalarından aşağı hissetmesiyle karakterize edilen, bilinçdışı telafi mekanizmalarıyla pekişen bir psikolojik durumdur.

  • Aşağılama

    Aşağılama, bir kişiyi veya grubu küçük düşürme, değersizleştirme ve aşağılık hissettirme amacı taşıyan sözlü, yazılı veya davranışsal eylemlerdir.

  • Aşk psikolojisi

    Aşk psikolojisi, romantik aşkın duygusal, bilişsel ve davranışsal yönlerini inceleyen psikoloji dalıdır.

  • Atölye terapisi

    Atölye terapisi, yaratıcı ve el becerisi gerektiren etkinliklerin (resim, seramik, ahşap işçiliği gibi) terapötik amaçla kullanıldığı, bireyin duygusal ifade ve sosyal becerilerini geliştirmeyi hedefleyen bir grup terapisi yöntemidir.

  • Atomizasyon

    Atomizasyon, kişinin sosyal bağlarının zayıflaması ve yalnızlaşması sürecidir; bireyin toplumdan koparak kendini izole etmesi durumudur.

  • Atmosfer psikolojisi

    Atmosfer psikolojisi, fiziksel çevrenin (ışık, ses, renk, sıcaklık gibi) bireylerin duygu, düşünce ve davranışları üzerindeki etkilerini inceleyen psikoloji dalıdır.

  • Atılım psikolojisi

    Atılım psikolojisi, bireylerin hedeflerine ulaşmak için içsel motivasyon ve kararlılıkla harekete geçme sürecini inceleyen psikoloji dalıdır.

  • Atılğanlık terapisi

    Atılğanlık terapisi, bireyin kendini ifade etme, haklarını savunma ve başkalarının haklarına saygı gösterme becerilerini geliştirmeyi hedefleyen bilişsel-davranışçı temelli bir psikoterapi yöntemidir.

  • Atılğanlık eğitimi

    Atılganlık eğitimi, bireylerin duygu, düşünce ve ihtiyaçlarını başkalarının haklarına saygı göstererek ifade etme becerilerini geliştirmeyi amaçlayan yapılandırılmış bir psikoeğitim programıdır.

  • Atılğanlık

    Atılğanlık, bireyin dürtüsel, ani ve planlanmamış eylemlerde bulunma eğilimidir; genellikle sonuçları düşünmeden hareket etme ile karakterizedir.

  • Atıf teorisi

    Atıf teorisi, bireylerin olayların nedenlerini nasıl açıkladığını inceleyen sosyal psikoloji kuramıdır.

  • Atıf stili

    Atıf stili, bireylerin olayların nedenlerini açıklama biçimidir; içsel/dışsal, istikrarlı/değişken ve genel/özgül boyutlarıyla psikolojik işleyişi etkiler.

  • Atıf kuramı

    Atıf kuramı, insanların olayların nedenlerini nasıl açıkladıklarını inceleyen sosyal psikoloji teorisidir.

  • Atıf hatası

    Atıf hatası, bireylerin olayların nedenlerini yorumlarken yaptıkları sistematik bilişsel çarpıtmalardır; örneğin, başarıyı içsel, başarısızlığı dışsal faktörlere atfetme eğilimi.

  • Atıf

    Atıf, bireylerin olayların veya davranışların nedenlerine ilişkin yaptıkları açıklamalardır; içsel veya dışsal, istikrarlı veya değişken faktörlere yönelik olabilir.

  • Atalet psikolojisi

    Atalet psikolojisi, bireyin değişim veya harekete geçme ihtiyacına rağmen eylemsizlik halini sürdürmesi durumudur; motivasyon eksikliği ve erteleme ile karakterizedir.

  • Asosyasyon

    Asosyasyon, psikolojide zihinsel içeriklerin birbirine bağlanması sürecidir; çağrışım yoluyla fikir, duygu veya anıların tetiklenmesini ifade eder.

  • Asal dürtü

    Asal dürtü, canlıların hayatta kalma ve üreme gibi temel biyolojik ihtiyaçlarını karşılamak için içsel olarak hissedilen güçlü, doğuştan gelen motivasyon kaynağıdır.

  • Asabiyet psikolojisi

    Asabiyet psikolojisi, bireyin aşırı sinirlilik, düşük tolerans ve sık öfke patlamalarıyla karakterize duygusal durumunu inceleyen psikoloji dalıdır.

  • Asabiyet

    Asabiyet, bireyin çeşitli uyaranlara karşı aşırı tepkisel, sinirli ve gergin bir ruh hali içinde olması durumudur.

  • Artık etki

    Artık etki, bir uyaranın kesilmesinden sonra algısal veya bilişsel sistemde devam eden etkiyi ifade eden psikolojik bir olgudur.

  • Arketipsel terapi

    Arketipsel terapi, Carl Jung'un kolektif bilinçdışı ve arketip kavramlarına dayanan, danışanın mitolojik ve evrensel sembollerle bağlantı kurarak kişisel bütünleşmeyi hedefleyen bir psikoterapi yaklaşımıdır.

  • Arketipsel psikoloji

    Arketipsel psikoloji, James Hillman tarafından geliştirilen, psikolojik deneyimleri mitolojik arketipler ve imgeler aracılığıyla anlamaya odaklanan bir yaklaşımdır.

  • Arketip

    Arketip, Carl Jung'un analitik psikolojisinde, kolektif bilinçdışında bulunan evrensel, ilkel sembol ve imgelerdir.

  • Anımsama

    Anımsama, geçmişte yaşanan bir olayın, duygunun veya bilginin bilinçli olarak zihinde yeniden canlandırılması sürecidir. Bellek sisteminin önemli bir işlevidir.

  • Anı defteri

    Anı defteri, bireyin yaşadığı olayları, duygularını ve düşüncelerini yazılı olarak kaydettiği kişisel bir bellektir. Psikolojide, duygusal düzenleme ve öz farkındalık aracı olarak kullanılır.

  • Anı

    Anı, geçmişte yaşanan olayların zihinsel bir temsili olup, bellekte kodlanan, depolanan ve geri çağrılan bilgilerdir.

  • Antisosyal kişilik

    Antisosyal kişilik bozukluğu, başkalarının haklarını hiçe sayma, empati eksikliği ve manipülatif davranışlarla karakterize bir kişilik bozukluğudur.

  • Anormal psikoloji

    Anormal psikoloji, normal dışı kabul edilen düşünce, duygu ve davranışları inceleyen psikoloji dalıdır; psikopatoloji olarak da bilinir.

  • Anoreksiya

    Anoreksiya nervoza, kişinin kilo almaktan aşırı korkması ve beden algısında bozulma ile karakterize, ciddi kilo kaybına yol açan bir yeme bozukluğudur.

  • Annelik psikolojisi

    Annelik psikolojisi, kadınların hamilelik, doğum ve doğum sonrası dönemde yaşadığı duygusal, bilişsel ve davranışsal değişimleri inceleyen psikoloji alt dalıdır.

  • Anlamsal hafıza

    Anlamsal hafıza, dünya hakkındaki genel bilgileri, kavramları, gerçekleri ve anlamları depolayan uzun süreli bellek türüdür.

  • Anlamsal bellek

    Anlamsal bellek, genel dünya bilgisi, kavramlar, olgular ve anlamlar gibi kişisel deneyimlerden bağımsız bilgileri depolayan uzun süreli bellek türüdür.

  • Anlam psikolojisi

    Anlam psikolojisi, insanların yaşamda anlam bulma, amaç oluşturma ve değer yaratma süreçlerini inceleyen psikoloji dalıdır.

  • Anlam arayışı

    Anlam arayışı, bireyin yaşamına derin bir amaç ve değer katma çabasıdır; varoluşsal psikolojide temel bir motivasyon olarak görülür.

  • Anksiyete bozukluğu

    Anksiyete bozukluğu, günlük durumlara karşı aşırı, sürekli kaygı ve korku ile karakterize edilen bir ruh sağlığı durumudur.

  • Anksiyete

    Anksiyete (kaygı), gelecekteki olası tehditlere karşı geliştirilen, sıkıntı, endişe ve fiziksel gerginlikle karakterize edilen normal bir duygudur. Patolojik boyutlara ulaştığında günlük işlevselliği bozabilir.

  • Amnezi

    Amnezi, kişinin geçmiş yaşantılarına ait bellek kaybı yaşamasıdır. Organik veya psikolojik nedenlerle ortaya çıkabilir ve genellikle geçicidir.

  • Amigdala

    Amigdala, beyinde duygusal işlemleme, özellikle korku ve kaygı yanıtlarının oluşumunda kritik rol oynayan badem şeklinde bir yapıdır.

  • Ambivalans

    Ambivalans, bir kişiye, nesneye veya duruma karşı aynı anda hem olumlu hem de olumsuz duyguların, düşüncelerin veya tutumların bir arada bulunmasıdır.

  • Amaç psikolojisi

    Amaç psikolojisi, insan davranışlarının bilinçli veya bilinçsiz amaçlar tarafından yönlendirildiğini savunan psikoloji yaklaşımıdır.

  • Amaç belirleme

    Amaç belirleme, bireyin ulaşmak istediği hedefleri tanımlama ve planlama sürecidir; motivasyon ve başarı için kritik bir psikolojik beceridir.

  • Alzheimer

    Alzheimer, hafıza kaybı ve bilişsel işlevlerde ilerleyici bozulma ile karakterize nörodejeneratif bir beyin hastalığıdır.

  • Altruistik davranış

    Altruistik davranış, bireyin kendi çıkarını gözetmeksizin başkalarının iyiliği için yaptığı gönüllü, yardım odaklı eylemlerdir.

  • Altruizm

    Altruizm, bireyin kendi çıkarını gözetmeksizin başkalarının iyiliği için fedakarlık yapmasıdır; özgecilik olarak da bilinir.

  • Alt kimlik

    Alt kimlik, bireyin benlik kavramını oluşturan, çeşitli bağlamlarda ortaya çıkan farklı yönlerini veya rollerini ifade eden psikolojik bir kavramdır.

  • Alternatif terapi

    Alternatif terapi, geleneksel psikoterapi yöntemlerinin dışında kalan, tamamlayıcı veya bütüncül yaklaşımları içeren tedavi yöntemleridir.

  • Alter ego

    Alter ego, kişinin kendisinden farklı bir kimlik veya karakter benimsemesi durumudur; genellikle dissosiyatif kimlik bozukluğu bağlamında ele alınır.

  • Alt benlik

    Alt benlik, psikanalitik kuramda bilinçdışı dürtüler, ilkel içgüdüler ve haz ilkesiyle işleyen kişilik yapısıdır (id).

  • Alkol bağımlılığı

    Alkol bağımlılığı, kişinin alkol tüketimini kontrol edememesi, tolerans geliştirmesi ve yoksunluk belirtileri yaşamasıyla karakterize kronik bir beyin hastalığıdır.

  • Alışkanlık oluşumu

    Alışkanlık oluşumu, tekrarlanan davranışların otomatikleşerek düşük bilinçli çabayla gerçekleştirilmesi sürecidir.

  • Alışkanlık değişimi

    Alışkanlık değişimi, bireyin otomatikleşmiş davranış kalıplarını bilinçli çaba ve stratejilerle dönüştürme sürecidir; psikolojide davranış değişikliği ve öz-düzenleme kapsamında incelenir.

  • Alışkanlık

    Alışkanlık, tekrarlanan davranışlar sonucu otomatikleşen, bilinçli çaba gerektirmeden gerçekleştirilen öğrenilmiş davranış örüntüsüdür.

  • Algısal savunma

    Algısal savunma, bireyin kaygı uyandıran uyaranları bilinçdışı olarak algılamaması veya çarpıtması sürecidir. Kişi, tehdit edici bilgileri fark etmeyerek benliğini korur.

  • Algısal organizasyon

    Beynin duyusal girdileri anlamlı bütünler halinde düzenleme sürecidir. Gestalt ilkeleriyle açıklanan bu süreç, parçaları bir bütün olarak algılamamızı sağlar.

  • Algı süreçleri

    Algı süreçleri, duyusal verilerin beyin tarafından seçilme, organize edilme ve yorumlanma mekanizmalarını kapsar. Duyumdan farklı olarak anlamlandırmayı içerir.

  • Algı psikolojisi

    Algı psikolojisi, duyusal verilerin beyin tarafından nasıl işlenip yorumlandığını inceleyen psikoloji dalıdır.

  • Algı bozukluğu

    Algı bozukluğu, duyusal bilgilerin yanlış veya çarpıtılmış şekilde işlenmesi sonucu gerçeklik algısının bozulmasıdır; halüsinasyon, illüzyon ve duyarsızlaşma gibi belirtilerle kendini gösterebilir.

  • Algı

    Algı, duyu organları aracılığıyla alınan uyaranların beyinde anlamlandırılarak yorumlanması sürecidir. Duyumdan farklı olarak, geçmiş deneyimler ve beklentilerle şekillenir.

  • Alcohol addiction

    Alkol bağımlılığı, kişinin alkol kullanımı üzerinde kontrolünü kaybetmesi, yoğun alkol arzusu duyması ve olumsuz sonuçlara rağmen içmeye devam etmesiyle karakterize kronik bir beyin hastalığıdır.

  • Ahlak yargısı

    Ahlak yargısı, bir eylem veya durumun doğru ya da yanlış, iyi ya da kötü olduğuna dair bireysel veya toplumsal değerlendirmedir.

  • Ahlak psikolojisi

    Ahlak psikolojisi, insanların doğru-yanlış algılarını, ahlaki yargılarını, duygularını ve davranışlarını inceleyen psikoloji alt dalıdır.

  • Ahlak gelişimi

    Ahlak gelişimi, bireyin doğru-yanlış, iyi-kötü gibi etik kavramları anlama ve bu doğrultuda davranış sergileme becerisini kazanma sürecidir.

  • Aidiyet psikolojisi

    Aidiyet psikolojisi, bireyin bir gruba, topluluğa veya ilişkiye dahil olma ve kabul edilme ihtiyacını inceleyen psikoloji dalıdır.

  • Aidiyet ihtiyacı

    Aidiyet ihtiyacı, bireyin bir grup, topluluk veya ilişki içinde kabul görme, bağlanma ve anlamlı bir parça olma arzusudur; temel psikolojik bir motivasyondur.

  • Aidiyet

    Aidiyet, bireyin bir gruba, topluluğa veya ilişkiye dahil olma, kabul görme ve bağlı hissetme ihtiyacını ifade eden temel bir psikolojik kavramdır.

  • Aile terapisi

    Aile terapisi, aile üyeleri arasındaki iletişim sorunlarını, çatışmaları ve duygusal dinamikleri ele alan, sistemik bir psikoterapi yaklaşımıdır.

  • Aile psikolojisi

    Aile psikolojisi, aile üyeleri arasındaki etkileşimleri, iletişim kalıplarını ve duygusal bağları inceleyen psikoloji dalıdır.

  • Ağrı eşiği

    Ağrı eşiği, bir bireyin ağrı olarak algıladığı en düşük uyaran şiddetidir. Genetik, psikolojik ve kültürel faktörlerden etkilenir.

  • Ağrı psikolojisi

    Ağrı psikolojisi, ağrının algılanması, işlenmesi ve yönetiminde psikolojik faktörlerin rolünü inceleyen psikoterapi alanıdır.

  • Agresif iletişim

    Agresif iletişim, bireyin kendi ihtiyaç ve düşüncelerini başkalarının haklarını ihlal ederek, saldırgan, suçlayıcı veya baskıcı bir dille ifade etmesidir.

  • Agresyon

    Agresyon, başka bir bireye veya nesneye yönelik fiziksel veya sözel saldırganlık içeren, öfke, düşmanlık veya hayal kırıklığı ile tetiklenen davranışlardır.

  • Agorafobi

    Agorafobi, kişinin kaçmanın zor veya utanç verici olabileceği durumlardan (toplu taşıma, kalabalık, açık alanlar) yoğun korku duyması ve bu nedenle bu yerlerden kaçınmasıdır.

  • Afektif düzenleme

    Afektif düzenleme, duyguların farkında olma, anlama ve yoğunluğunu, süresini yönetme becerisidir; psikolojik sağlık için kritik bir süreçtir.

  • Afektif nörobilim

    Afektif nörobilim, duyguların sinirsel temellerini inceleyen, duygu durum bozukluklarının nörobiyolojisini anlamaya çalışan multidisipliner bir bilim dalıdır.

  • Afektif bozukluk

    Afektif bozukluk, duygudurumda belirgin ve sürekli değişikliklerle karakterize edilen bir psikiyatrik bozukluk grubudur. Depresyon ve bipolar bozukluk bu grubun başlıca örnekleridir.

  • Afekt

    Afekt, bireyin anlık duygusal durumunu ve dışa vurumunu tanımlayan, kısa süreli ve yoğun duygusal tepkilerdir.

  • Adölesan psikolojisi

    Adölesan psikolojisi, ergenlik dönemindeki bireylerin biyolojik, bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimini inceleyen psikoloji alt dalıdır.

  • Adli psikoloji

    Adli psikoloji, hukuk sistemi ile psikoloji bilimini birleştirerek adli süreçlerde psikolojik değerlendirme, tanıklık ve suçlu profili çıkarma gibi konuları inceleyen uzmanlık alanıdır.

  • Adaptasyon

    Adaptasyon, bireyin çevresel değişikliklere uyum sağlama sürecidir; psikolojide stresli durumlarla başa çıkma ve dengeyi yeniden kurma yetisini ifade eder.

  • Acil müdahale

    Acil müdahale, kriz anında bireyin güvenliğini sağlamak ve durumu stabilize etmek için uygulanan ilk psikolojik destek ve yönlendirme sürecidir.

  • Acı psikolojisi

    Acı psikolojisi, fiziksel veya duygusal acının algılanması, işlenmesi ve bireyin bu deneyime verdiği bilişsel, duygusal ve davranışsal tepkileri inceleyen psikoloji dalıdır.

  • Acil durum psikolojisi

    Acil durum psikolojisi, afet, kaza veya travmatik olaylar sonrası bireylerin ve toplulukların psikolojik iyilik halini korumayı amaçlayan kriz müdahale alanıdır.

  • Açık uçlu test

    Açık uçlu test, yanıtlayıcının kendi ifadeleriyle cevap vermesini gerektiren, çoktan seçmeli veya doğru/yanlış gibi sınırlı seçenekler sunmayan psikolojik değerlendirme aracıdır.

  • Açık bellek

    Açık bellek, bilinçli olarak hatırlanan ve ifade edilebilen anıları içeren uzun süreli bellek türüdür. Epizodik ve semantik bellek olarak ikiye ayrılır.

  • Acceptance and Commitment Therapy (ACT)

    Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT), bireylerin acı veren düşünce ve duygularla savaşmak yerine onları kabul ederek değerlerine uygun davranışlara yönelmesini hedefleyen bir bilişsel-davranışçı terapi yaklaşımıdır.

  • Absolutizm

    Absolutizm, bilişsel çarpıtmalardan biri olup, olayları siyah-beyaz, ya hep ya hiç şeklinde değerlendirme eğilimidir.

  • Abreaksiyon

    Abreaksiyon, bastırılmış travmatik anıların bilinç düzeyine çıkarak yoğun duygusal boşalma ile yeniden yaşanmasıdır.