Akut stres bozukluğu nedir
Akut stres bozukluğu, travmatik bir olayın ardından ortaya çıkan ve 3 gün ile 1 ay arasında süren yoğun kaygı, yeniden yaşantılama ve kaçınma belirtileriyle karakterize bir psikolojik durumdur.
Akut stres bozukluğu (ASB), kişinin ölüm, ciddi yaralanma ya da cinsel saldırı gibi travmatik bir olaya maruz kalmasının ardından gelişen, geçici ancak yoğun psikolojik tepkiler bütünüdür. DSM-5’te tanımlanan bu bozukluk, belirtilerin en az 3 gün, en fazla 1 ay sürmesiyle travma sonrası stres bozukluğundan (TSSB) ayrılır. ASB’de birey olayı zihninde tekrar tekrar yaşar, olayı hatırlatan durumlardan kaçınır, olumsuz duygudurum ve artmış uyarılmışlık belirtileri gösterir.
Belirtileri / Özellikleri
Akut stres bozukluğunun başlıca belirtileri şunlardır: travmatik olaya dair istem dışı ve rahatsız edici anılar veya rüyalar (yeniden yaşantılama), olayı hatırlatan yer, kişi veya düşüncelerden kaçınma, olayın bir kısmını hatırlayamama (dissosiyatif amnezi), sürekli tetikte olma hali, uyku güçlüğü, sinirlilik ve konsantrasyon sorunları. Ayrıca duygusal uyuşma, çevreye yabancılaşma hissi ve derealizasyon gibi dissosiyatif belirtiler de görülebilir.
Sebepleri / Mekanizması
Akut stres bozukluğu, doğrudan travmatik bir olaya maruz kalmakla tetiklenir. Bu olay kişinin kendi başına gelmiş olabileceği gibi, bir başkasının başına geldiğine tanık olmak veya yakın birinin başına geldiğini öğrenmek de yeterlidir. Biyolojik olarak, travma sırasında aşırı aktif hale gelen amigdala ve hipotalamus-hipofiz-adrenal eksen, yoğun korku ve stres yanıtına yol açar. Bireyin önceki travma öyküsü, psikolojik dayanıklılığı ve sosyal destek düzeyi, ASB geliştirme riskini etkileyebilir.
Ne Zaman Profesyonel Destek Almalı
Eğer travmatik olayın ardından geçen 3 günden sonra yukarıda belirtilen semptomlar şiddetliyse, günlük işlevselliği (iş, okul, sosyal ilişkiler) belirgin şekilde bozuyorsa veya kişi kendine ya da başkalarına zarar verme düşünceleri taşıyorsa, bir ruh sağlığı uzmanına başvurulmalıdır. Erken müdahale, belirtilerin kronikleşmesini ve travma sonrası stres bozukluğuna dönüşmesini önleyebilir. Klinik bir psikoloğa danışılması önerilir.