İlişkimde sürekli aynı konuları düşünmek, kontrol etme isteği ve şüphe duygusu yaşamak neden oluyor?
Partnerimin telefonunu kontrol etme dürtüsüne karşı koyamıyorum ve her mesajlaşmasında bir aldatma işareti arıyorum. Sürekli aklımda “Acaba bana doğruyu söylüyor mu?” sorusu dönüp duruyor ve bu takıntılı düşünceler beni çok yoruyor. İlişkimizde her şey yolunda gibi görünse de içimdeki bu şüphe ve güvensizlik duygusunu bir türlü yenemiyorum. Bu kontrol etme isteği ve sürekli aynı kaygıları düşünmek ilişkimi zehir ediyor ama kendimi durduramıyorum. Bu durum neden kaynaklanıyor olabilir ve bu döngüden nasıl çıkabilirim?
Murat BİLİM Psikolog
İlişkinizde yaşadığınız bu durum, genellikle derinlerde yatan bir güvensizlik hissi, terk edilme korkusu veya değersizlik algısıyla bağlantılı olabilir. Bazen geçmiş ilişkilerden taşınan yaralar veya kişinin kendi öz-değeri ile ilgili temel inançları, mevcut ilişkide güvenli bir bağ kurmayı zorlaştırabilir. Sürekli tetikte olma hali ve partnerinizi test etme ihtiyacı, aslında içinizdeki belirsizliğe tahammül edememe ve bir "kesinlik" arayışından kaynaklanıyor olabilir. Bu davranış kalıbı, kısa vadede kaygınızı azaltsa da uzun vadede ilişkiye zarar veren bir kısır döngü yaratır. Bu döngüden çıkabilmek için atabileceğiniz ilk somut adım, dürtüsel davranışlarınızla düşünceleriniz arasına bir mesafe koymaya çalışmaktır. Telefonu kontrol etme dürtüsü geldiğinde, hemen harekete geçmek yerine, "Şu anda çok güçlü bir kontrol etme isteği hissediyorum" diye kendinizi gözlemleyin. Bu düşünceyi fark etmek ve bir süre beklemek, dürtünün şiddetinin azalmasına yardımcı olabilir. Kendinize "Bu kontrol eylemi gerçekten bana güven hissi mi verecek, yoksa sadece anlık bir rahatlama mı sağlayacak?" sorusunu sorarak davranışınızın uzun vadeli sonucunu değerlendirebilirsiniz. Ayrıca, bu şüphe ve kaygıların ilişkinizin gerçek dinamiklerinden mi yoksa sizin zihninizde büyüttüğünüz senaryolardan mı kaynaklandığını ayırt etmek önemlidir. Partnerinizle açık iletişim kurarak, somut ihtiyaçlarınızı ve korkularınızı (suçlayıcı olmayan bir dille) paylaşmayı deneyebilirsiniz. Örneğin, "Aramızdaki güven konusunda bazen kaygılanıyorum ve bu beni zorluyor" gibi bir cümle, savunmaları yükseltmeden duygunuzu ifade etmenize olanak tanır. İlişkideki güveni yeniden inşa etmek, tek taraflı bir çaba değil, karşılıklı anlayış ve şeffaflıkla ilerleyen bir süreçtir. Yaşadığınız bu takıntılı düşünce ve davranış kalıpları, özellikle obsesif kompulsif eğilimler veya ilişkisel kaygı bozukluğu gibi altta yatan daha karmaşık dinamiklerin işareti de olabilir. Bu döngü sizi ve ilişkinizi ciddi anlamda yıpratıyorsa, bu konuda bizimle randevu oluşturabilirsiniz. Bir profesyonel, bu düşünce ve dürtülerin kökenini anlamanıza, daha sağlıklı baş etme stratejileri geliştirmenize ve ilişkinizde daha güvenli bir bağ kurabilmenize rehberlik edebilir. Unutmayın, bu hislerle tek başınıza mücadele etmek zorunda değilsiniz ve destek almak ilişkinize ve kendinize yapacağınız değerli bir yatırımdır.
Psikolog Murat Bilim Sorunuza Özel Bunları Önerdi
Uzmanınız bu konuyla ilgili faydalı bulacağınız kaynakları sizin için seçti.