Her şeyi sürekli kontrol etme ve tekrarlama ihtiyacı
Son zamanlarda kendimi sürekli aynı şeyleri kontrol ederken ve tekrarlarken buluyorum. Kapıyı kilitledim mi, ocağı kapattım mı diye defalarca geri dönüp bakıyorum. Bazen aynı cümleyi içimden tekrar tekrar söylüyorum veya belirli sayılarda işlem yapma ihtiyacı hissediyorum. Bu kontrol etme dürtüsü ve tekrarlayan davranışlar günlük hayatımı etkilemeye başladı, zaman kaybına ve kaygıya neden oluyor.
Bu sürekli kontrol etme isteği ve tekrarlama ihtiyacı normal bir titizlik mi yoksa obsesif kompulsif bozukluk (OKB) belirtisi olabilir mi? Bu takıntılı düşünceler ve zorlantılı davranışlarla nasıl başa çıkabilirim? OKB tedavisi için hangi yöntemler etkili olur?
Murat BİLİM Psikolog
Öncelikle bu tür tekrarlayan düşünce ve davranışların sizi ne kadar rahatsız ettiğini ve günlük yaşamınızı etkilemeye başladığını duyuyorum. Kapıyı kilitleyip kilitlemediğinizden emin olmak için geri dönmek veya ocağı kontrol etmek gibi davranışlar birçok insanın zaman zaman yaşadığı deneyimler olabilir. Ancak bu davranışlar sıklaştığında, belirli bir sıkıntıya yol açtığında ve zamanınızı önemli ölçüde aldığında, bunun ötesinde bir durum olabileceğini düşünmek anlaşılır bir endişedir.
Obsesif kompulsif bozukluk (OKB), obsesyon adı verilen tekrarlayıcı, istenmeyen ve sıkıntı yaratan düşünce, dürtü veya imgeler ile kompulsiyon adı verilen, bu düşüncelerin yarattığı kaygıyı azaltmak için yapılan tekrarlayıcı davranışlar veya zihinsel eylemlerle karakterize bir durumdur. Titizlik veya düzenlilik ile OKB arasındaki temel fark genellikle bu düşünce ve davranışların esnekliği, yoğunluğu ve kişinin yaşamı üzerindeki işlevsel bozulma düzeyidir. OKB'de davranışlar genellikle katı kurallara bağlıdır, önemli zaman alır (günde bir saatten fazla) ve kişi bunları yapmaktan büyük bir sıkıntı duyar veya yapmadığında başına kötü bir şey geleceğine dair yoğun bir kaygı yaşar.
Bu tür takıntılı düşünceler ve zorlantılı davranışlarla başa çıkmak için genel olarak önerilen bazı stratejiler bulunmaktadır. Bunlar arasında, davranışları fark etmek ve kaydını tutmak, kaygıyı tetikleyen durumla kademeli olarak yüzleşmek (örneğin, ocağı bir kez kontrol edip uzaklaşmak ve kaygının azalmasını beklemek) ve bu süreçte nefes egzersizleri veya mindfulness gibi kaygı yönetim tekniklerini kullanmak sayılabilir. Ancak, bu tekniklerin kişiye özgü ve durumun şiddetine uygun şekilde planlanması önemlidir. Kendi kendine uygulanan müdahaleler bazen ters tepebilir veya kaygıyı artırabilir.
OKB'nin tedavisinde, bilimsel olarak etkinliği en yüksek düzeyde kanıtlanmış iki ana yöntem vardır: Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) özellikle de Maruz Bırakma ve Tepki Önleme (MBTÖ) tekniği ve ilaç tedavisidir (genellikle seçici serotonin geri alım inhibitörleri - SSRI'lar). Bu tedaviler sıklıkla birlikte kullanılır ve kişinin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabilir. Yaşadığınız sıkıntı günlük işlevselliğinizi etkilemeye başladıysa, bu konuda deneyimli bir ruh sağlığı profesyoneline (psikiyatrist veya klinik psikolog) başvurmanız en doğru adım olacaktır. Bir profesyonel, sizin öykünüzü detaylıca değerlendirerek, bu belirtilerin neden kaynaklandığını anlamanıza ve size en uygun müdahale yolunu belirlemenize yardımcı olabilir.