Çaresizlik
Çaresizlik, bireyin bir durumu değiştirme veya kontrol etme gücünün olmadığına dair öznel inancıdır; sıklıkla depresyon ve kaygı ile ilişkilidir.
Çaresizlik, bireyin bir durumu değiştirme veya kontrol etme gücünün olmadığına dair öznel inancıdır. Bu duygu, genellikle tekrarlayan başarısızlık deneyimleri veya travmatik olaylar sonrasında ortaya çıkar ve depresyon, kaygı bozuklukları gibi psikolojik sorunlarla yakından ilişkilidir. Öğrenilmiş çaresizlik kavramı, Martin Seligman tarafından yapılan deneylerle tanımlanmıştır.
Belirtileri / Özellikleri
Çaresizlik duygusu, bireyde pasiflik, motivasyon kaybı, karar vermede güçlük ve umutsuzluk olarak kendini gösterebilir. Kişi, sorunları çözmek için çaba göstermekten kaçınır ve olumsuz sonuçları kaçınılmaz olarak algılar. Fiziksel belirtiler arasında yorgunluk, uyku bozuklukları ve iştah değişiklikleri sayılabilir.
Sebepleri / Mekanizması
Çaresizlik, genellikle kontrol edilemeyen olumsuz olaylara maruz kalma sonucu gelişir. Örneğin, sürekli eleştiri, istismar, kronik hastalık veya yoksulluk gibi durumlar bireyin kendi eylemlerinin sonucu değiştiremeyeceğine inanmasına yol açabilir. Beyindeki nörotransmitter dengesizlikleri (örneğin serotonin) ve bilişsel çarpıtmalar (aşırı genelleme, felaketleştirme) da mekanizmada rol oynar.
Ne Zaman Profesyonel Destek Almalı
Çaresizlik duygusu, günlük işlevselliği bozacak düzeydeyse, iki haftadan uzun sürüyorsa veya intihar düşünceleri eşlik ediyorsa bir ruh sağlığı uzmanına danışılması önerilir. Klinik bir psikoloğa başvurmak, bilişsel-davranışçı terapi gibi kanıta dayalı yöntemlerle bu duygunun üstesinden gelinmesine yardımcı olabilir.