Duygusal ihmal
Duygusal ihmal, bakım veren kişinin çocuğun duygusal ihtiyaçlarına yanıt vermemesi, duygularını fark etmemesi veya onaylamaması durumudur; fiziksel ihmalden farklı olarak görünmezdir.
Duygusal ihmal, bir çocuğun duygusal ihtiyaçlarının ebeveyn veya bakım veren tarafından sürekli olarak karşılanmaması durumudur. Bu, çocuğun duygularının fark edilmemesi, onaylanmaması veya yanıtlanmaması şeklinde ortaya çıkar. Fiziksel istismar veya ihmalin aksine, duygusal ihmal genellikle gözle görülür izler bırakmaz; bu nedenle ‘görünmez ihmal’ olarak da adlandırılır. DSM-5’te çocukluk çağı olumsuz yaşantıları arasında yer alır ve uzun vadede bireyin duygu düzenleme becerilerini, benlik saygısını ve ilişki kurma yetisini olumsuz etkileyebilir.
Belirtileri / Özellikleri
Duygusal ihmal yaşayan bireylerde sıklıkla şu özellikler gözlenir: duygularını tanımakta ve ifade etmekte zorluk, boşluk hissi, başkalarına bağımlı olma veya aşırı bağımsızlık, düşük öz değer duygusu, mükemmeliyetçilik eğilimi ve empati kurmada güçlük. Çocuklukta duygusal ihmal, yetişkinlikte kaygı bozuklukları, depresyon ve ilişki sorunları riskini artırabilir. Belirtiler genellikle içseldir ve dışarıdan fark edilmesi zordur.
Sebepleri / Mekanizması
Duygusal ihmalin temel nedeni, bakım verenin çocuğun duygusal sinyallerine tutarlı ve duyarlı bir şekilde yanıt vermemesidir. Bu, ebeveynin kendi duygusal yetersizlikleri, ruh sağlığı sorunları, yoğun iş temposu veya kültürel normlar nedeniyle olabilir. Çocuk, duygularının önemsiz olduğu mesajını alır ve zamanla kendi duygusal deneyimlerini bastırmayı öğrenir. Beyin gelişimi açısından, duygusal ihmal, duygu düzenleme ile ilgili sinir ağlarının yeterince uyarılmamasına yol açabilir.
Ne Zaman Profesyonel Destek Almalı
Duygusal ihmalin etkileri yetişkinlikte işlevselliği bozmaya başladığında, örneğin sürekli bir boşluk hissi, kronik ilişki sorunları, düşük benlik saygısı veya duygusal uyuşukluk yaşanıyorsa, bir ruh sağlığı uzmanına danışılması önerilir. Terapi, bireyin duygularını tanımasına, ifade etmesine ve sağlıklı bağlanma modelleri geliştirmesine yardımcı olabilir. Özellikle bilişsel davranışçı terapi ve duygu odaklı terapi bu konuda etkili yaklaşımlardır.