Zorbalık seçimi

Zorbalık seçimi, bireyin zorbalığa uğramayı bilinçli veya bilinçdışı olarak tercih ettiği yanılgısını ifade eden, mağduru suçlayıcı bir kavramdır.

Zorbalık seçimi, zorbalık mağdurlarının yaşadıkları olumsuz deneyimleri bilinçli veya bilinçdışı olarak seçtiklerini öne süren, psikolojide kabul görmeyen bir kavramdır. Bu yanılgı, mağdurun kişilik özelliklerine veya davranışlarına odaklanarak zorbalığın sorumluluğunu mağdura yükler. Oysa zorbalık, güç dengesizliğine dayalı, tekrarlayan ve kasıtlı saldırgan davranışlardır. Mağdurun seçimi değil, failin eylemidir. Bu kavram, mağdurların yaşadığı travmayı hafife almakta ve yardım arama davranışlarını engelleyebilmektedir.

Belirtileri / Özellikleri

Zorbalık seçimi kavramı, mağdurların zayıf, çekingen, aşırı duyarlı veya sosyal becerileri düşük olarak etiketlenmesine yol açar. Bu yanılgı, okul, iş yeri veya dijital ortamlarda zorbalığa maruz kalan bireylerin kendilerini suçlamalarına neden olur. Oysa zorbalık, mağdurun herhangi bir özelliğinden bağımsız olarak herkesin başına gelebilir. Mağdurlar sıklıkla utanç, suçluluk ve yalnızlık hisseder, bu da psikolojik iyi oluşu olumsuz etkiler.

Sebepleri / Mekanizması

Bu yanılgının temelinde, adil dünya inancı (insanların başlarına gelenleri hak ettiği düşüncesi) ve kontrol yanılsaması (bireyin olayları kontrol edebildiğine inanma ihtiyacı) yatar. Toplum, zorbalığı açıklamak için mağdurun özelliklerine odaklanarak kendini güvende hissetmeye çalışır. Oysa zorbalığın sebepleri failin saldırganlık eğilimleri, güç gösterisi ihtiyacı, empati yoksunluğu ve çevresel faktörlerle ilişkilidir.

Ne Zaman Profesyonel Destek Almalı

Zorbalık mağduru bireyler, sürekli suçluluk, değersizlik, kaygı veya depresyon belirtileri yaşadıklarında bir klinik psikoloğa danışmalıdır. Ayrıca, zorbalık deneyimini kabullenmekte zorlanan veya travma sonrası stres belirtileri gösteren kişilerin profesyonel destek alması önerilir. Unutulmamalıdır ki zorbalık asla mağdurun seçimi değildir ve yardım istemek güçlülük işaretidir.