Yapay bozukluk (Munchausen)
Yapay bozukluk (Munchausen sendromu), kişinin hasta rolü oynamak için bilinçli olarak fiziksel veya psikolojik belirtiler üretmesi veya abartmasıdır. Dışsal bir kazanç (örneğin maddi çıkar) yoktur; temel motivasyon hasta olarak ilgi ve bakım görmektir.
Yapay bozukluk (Munchausen sendromu), bireyin bilinçli olarak fiziksel veya psikolojik belirtiler ürettiği, abarttığı ya da kendine zarar vererek hasta rolü oynadığı bir ruh sağlığı durumudur. Bu davranışın altında dışsal bir kazanç (örneğin maddi çıkar, işten kaçış) yoktur; temel motivasyon, hasta rolünü benimseyerek ilgi, bakım ve sempati görmektir. Yapay bozukluk, DSM-5’te ayrı bir tanı kategorisi olarak sınıflandırılır ve Munchausen sendromu, en ağır ve kronik alt tipi olarak kabul edilir.
Belirtileri / Özellikleri
Yapay bozuklukta bireyler, tıbbi belirtileri taklit etmek için çeşitli yöntemlere başvurabilir: ateş yükseltmek için termometreyi ısıtmak, idrar örneğine kan veya yabancı madde eklemek, yaraları enfekte etmek veya kan şekerini düşürmek için insülin enjekte etmek gibi. Belirtiler genellikle dramatik, tutarsız ve standart tedaviye yanıt vermez. Kişiler sık sık farklı hastanelere başvurur, kapsamlı tıbbi öyküler anlatır ve gereksiz tetkik veya ameliyatlara razı olur. Başkalarına yönelik yapay bozukluk (Munchausen by proxy) ise bir bakıcının, genellikle ebeveynin, çocukta veya bağımlı bireyde belirtiler üretmesidir.
Sebepleri / Mekanizması
Yapay bozukluğun kesin nedeni bilinmemekle birlikte, biyopsikososyal bir model çerçevesinde açıklanmaktadır. Psikodinamik kuram, erken dönemde ihmal veya istismar yaşamış bireylerin, hasta rolüyle ilgi ve bakım görme ihtiyacını karşılamaya çalıştığını öne sürer. Davranışçı yaklaşım, hasta davranışının pekiştirilmesi (örneğin hastane ortamında ilgi görmek) sonucu öğrenildiğini savunur. Ayrıca, kişilik bozuklukları (özellikle borderline veya antisosyal), travma öyküsü ve sağlık çalışanı olma gibi faktörler riski artırabilir.
Ne Zaman Profesyonel Destek Almalı
Yapay bozukluk, kişinin sağlığına ciddi zararlar verebileceği ve gereksiz tıbbi müdahalelere yol açabileceği için erken tanı ve müdahale önemlidir. Eğer bir kişi sürekli olarak açıklanamayan tıbbi belirtiler gösteriyor, sık sık hastane değiştiriyor veya tedaviye yanıt vermiyorsa, bir ruh sağlığı uzmanına (psikolog veya psikiyatrist) danışılması önerilir. Tedavi genellikle psikoterapi (bilişsel davranışçı terapi, psikodinamik terapi) ve multidisipliner bir yaklaşımı içerir. Kendine veya başkasına zarar verme durumunda acil tıbbi yardım alınmalıdır.