Panik atak şekli

Panik atak şekli, aniden başlayan yoğun korku veya rahatsızlık hissi ile karakterize, çarpıntı, terleme, titreme gibi bedensel belirtilerin eşlik ettiği, genellikle 10-20 dakika içinde zirve yapan bir anksiyete nöbetidir.

Panik atak şekli, beklenmedik bir anda ortaya çıkan ve yoğun korku, endişe veya rahatsızlık hissi ile kendini gösteren bir anksiyete nöbetidir. Bu ataklar, genellikle birkaç dakika içinde şiddetlenir ve 10-20 dakika içinde zirve yapar. Panik ataklar, DSM-5 ve ICD-11 gibi tanı sistemlerinde belirli semptom kümeleriyle tanımlanır.

Belirtileri / Özellikleri

Panik atak belirtileri dört veya daha fazla semptomu içerir: çarpıntı, kalp atışlarının hızlanması, terleme, titreme veya sarsılma, nefes darlığı veya boğulma hissi, göğüs ağrısı, bulantı veya karın ağrısı, baş dönmesi, sersemlik hissi, üşüme veya ateş basması, uyuşma veya karıncalanma, derealizasyon (gerçek dışılık hissi) veya depersonalizasyon (kendine yabancılaşma), kontrolü kaybetme veya çıldırma korkusu, ölüm korkusu. Ataklar, tetikleyici bir durum olmadan (beklenmedik) veya belirli bir duruma bağlı olarak (beklenen) ortaya çıkabilir.

Sebepleri / Mekanizması

Panik atakların nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte, biyolojik, genetik, psikolojik ve çevresel faktörlerin etkileşimi sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir. Beyindeki anksiyete devrelerinin aşırı duyarlılığı, nörotransmitter dengesizlikleri (örneğin serotonin, norepinefrin) ve genetik yatkınlık rol oynar. Stresli yaşam olayları, travma veya kronik kaygı, panik atak riskini artırabilir. Ayrıca, bireylerin bedensel duyumları felaketleştirme eğilimi (örneğin çarpıntıyı kalp krizi olarak yorumlama) atakların şiddetlenmesine katkıda bulunur.

Ne Zaman Profesyonel Destek Almalı

Panik ataklar sık tekrarlıyorsa, kişinin günlük işlevselliğini bozuyorsa veya panik bozukluk, agorafobi gibi bir duruma işaret ediyorsa, bir ruh sağlığı uzmanına başvurulması önerilir. Özellikle ataklar sırasında göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi fiziksel belirtiler kalp krizi gibi tıbbi durumları taklit edebileceğinden, öncelikle bir doktor tarafından tıbbi nedenlerin dışlanması önemlidir. Klinik bir psikoloğa danışılması, bilişsel davranışçı terapi gibi kanıta dayalı tedavilerle atakların yönetilmesine yardımcı olabilir.