Mevcut an yaşam güvenliği
Mevcut an yaşam güvenliği, bireyin o andaki fiziksel ve duygusal tehditlerden korunma durumunu ifade eden, travma ve kriz müdahalesinde öncelikli değerlendirme alanıdır.
Mevcut an yaşam güvenliği, bireyin içinde bulunduğu anda fiziksel, duygusal veya sosyal tehditlere karşı korunma düzeyini tanımlayan bir kavramdır. Özellikle travma, kriz, intihar riski veya şiddet durumlarında, psikoterapi müdahalelerinin ilk basamağını oluşturur. Bu değerlendirme, bireyin kendine veya başkalarına yönelik ani bir zarar tehlikesi altında olup olmadığını belirlemeyi amaçlar.
Belirtileri / Özellikleri
Mevcut an yaşam güvenliğinin zayıf olduğu durumlarda bireyde yoğun kaygı, panik atak, dissosiyatif belirtiler, saldırganlık eğilimi veya kendine zarar verme düşünceleri görülebilir. Fiziksel güvenlik riskleri arasında evsizlik, şiddet ortamında bulunma veya akut tıbbi sorunlar yer alır. Duygusal güvenlik ise sürekli tetikte olma hali, güvensizlik hissi ve çaresizlik duygusu ile karakterizedir.
Sebepleri / Mekanizması
Mevcut an yaşam güvenliğinin bozulmasına yol açan faktörler arasında travmatik olaylar (kazalar, saldırılar, doğal afetler), kronik stresörler (yoksulluk, istismar), ruhsal bozukluklar (ağır depresyon, psikoz) ve sosyal destek yoksunluğu sayılabilir. Nörobiyolojik olarak, amigdala ve hipotalamus-hipofiz-adrenal eksenin aşırı aktivasyonu, sürekli tehdit algısına ve güvenlik hissinin kaybına neden olur.
Ne Zaman Profesyonel Destek Almalı
Birey kendine veya başkalarına zarar verme düşünceleri taşıyorsa, yoğun korku veya panik yaşıyorsa, travmatik bir olayın hemen ardından işlevselliği belirgin şekilde bozulmuşsa veya şiddet içeren bir ortamda bulunuyorsa derhal bir ruh sağlığı uzmanına başvurulmalıdır. Klinik bir psikoloğa danışılması önerilir.