Majör depresyon seçimi
Majör depresyon seçimi, kişinin mevcut depresif belirtiler arasında en yoğun olanı tanımlamak için kullanılan bir kavram değildir; aslında 'major depressive episode' (majör depresif dönem) teriminin yanlış çevirisidir.
Majör depresyon seçimi, psikoterapi literatüründe yer alan bir terim olmayıp, İngilizce ‘major depressive episode’ (majör depresif dönem) ifadesinin hatalı çevirisinden kaynaklanmaktadır. Doğru kullanım ‘majör depresif dönem’ veya ‘majör depresyon’ olup, DSM-5 ve ICD-11’de tanımlanan bir duygudurum bozukluğudur. Bu dönem, en az iki hafta süren, çökkün duygudurum, ilgi kaybı, enerji düşüklüğü gibi belirtilerle karakterizedir.
Belirtileri / Özellikleri
Majör depresif dönem belirtileri arasında neredeyse her gün süren çökkün duygudurum, eskiden keyif alınan etkinliklere karşı ilgi kaybı, iştah ve uyku düzeninde değişiklikler, psikomotor yavaşlama veya ajitasyon, yorgunluk, değersizlik veya suçluluk hissi, odaklanma güçlüğü ve ölüm düşünceleri yer alır. Bu belirtiler kişinin işlevselliğini önemli ölçüde etkiler.
Sebepleri / Mekanizması
Majör depresif dönem, biyolojik, genetik, psikolojik ve çevresel faktörlerin etkileşimiyle ortaya çıkar. Beyindeki nörotransmitter dengesizlikleri (serotonin, noradrenalin), hipotalamik-hipofiz-adrenal eksen disfonksiyonu, genetik yatkınlık, travmatik yaşam olayları, kronik stres ve bilişsel çarpıtmalar (örneğin, olumsuz düşünce kalıpları) etiyolojide rol oynar.
Ne Zaman Profesyonel Destek Almalı
Depresif belirtiler iki haftadan uzun sürdüğünde, günlük işlevselliği belirgin şekilde bozduğunda veya intihar düşünceleri eşlik ettiğinde mutlaka bir ruh sağlığı uzmanına başvurulmalıdır. Erken müdahale, tedavi başarısını artırır ve kronikleşmeyi önler.