Kendini kabul
Kendini kabul, bireyin güçlü ve zayıf yönleriyle kendini olduğu gibi değerlendirmesi ve koşulsuz olarak benimsemesidir.
Kendini kabul, bireyin kendini tüm yönleriyle (olumlu, olumsuz, güçlü, zayıf) olduğu gibi görmesi ve bunu koşulsuz bir şekilde benimsemesidir. Psikolojide, özellikle hümanistik yaklaşımda (Carl Rogers) önemli bir kavramdır. Kendini kabul, bireyin kendine yönelik eleştirel olmayan, şefkatli bir tutum geliştirmesini içerir. Bu, benlik saygısından farklıdır; benlik saygısı başarıya veya dış onaya bağlıyken, kendini kabul koşulsuzdur. Kendini kabul düzeyi yüksek bireyler, hatalarını ve eksikliklerini daha rahat kabul eder, psikolojik dayanıklılıkları artar ve daha az kaygı yaşarlar.
Belirtileri / Özellikleri
Kendini kabulün yüksek olduğu durumlarda birey, başarısızlıklarında kendini suçlamaz, duygularını bastırmaz ve eleştirilere açıktır. Düşük kendini kabul ise sürekli özeleştiri, mükemmeliyetçilik, başkalarının onayına aşırı ihtiyaç ve sosyal kaygı ile kendini gösterebilir. Birey, kendini yetersiz hisseder ve olumsuz benlik algısı geliştirir.
Sebepleri / Mekanizması
Kendini kabulün gelişimi, erken dönem bakım verenlerle ilişkilere dayanır. Koşullu kabul (sevginin başarıya veya davranışa bağlı olması) bireyde kendini kabulü zorlaştırır. Toplumsal baskılar, kültürel normlar ve travmatik deneyimler de düşük kendini kabule katkıda bulunabilir. Bilişsel çarpıtmalar (örneğin, ya hep ya hiç düşüncesi) bu süreci pekiştirir.
Ne Zaman Profesyonel Destek Almalı
Kendini kabul düzeyi düşük olduğunda, bireyde sürekli değersizlik hissi, yoğun kaygı, depresyon belirtileri veya sosyal işlevsellikte bozulma görülebilir. Bu durumda bir psikologdan destek alınması önerilir. Terapi sürecinde, bilişsel davranışçı yaklaşımlar ve şefkat odaklı çalışmalar kendini kabulü artırmada etkili olabilir.