Kayıtsızlık yaşam güvenliği
Kayıtsızlık yaşam güvenliği, bireyin kendi sağlığına, güvenliğine ve temel ihtiyaçlarına karşı ilgisizlik göstermesi durumudur; sıklıkla depresyon, travma sonrası stres bozukluğu veya şiddetli kaygı bozuklukları ile ilişkilidir.
Kayıtsızlık yaşam güvenliği, bireyin kendini koruma içgüdüsünü kaybetmesi, sağlık kontrollerini ihmal etmesi, tehlikeli durumlara karşı duyarsızlaşması ve temel yaşam aktivitelerini (beslenme, uyku, hijyen) sürdürmemesi ile karakterize edilen bir psikolojik durumdur. Bu terim, özellikle psikoterapide, bireyin kendi iyilik haline yönelik kayıtsızlığının yaşamı tehdit eden sonuçlar doğurabileceğini vurgulamak için kullanılır.
Belirtileri / Özellikleri
Kayıtsızlık yaşam güvenliği belirtileri arasında düzenli ilaç kullanımını bırakma, doktor randevularına gitmeme, trafik kurallarını ihlal etme, tehlikeli ortamlarda bulunma, yetersiz beslenme, uyku düzeninin bozulması ve kişisel hijyenin ihmal edilmesi yer alır. Bireyler genellikle bu davranışların sonuçlarına karşı umursamaz bir tutum sergiler.
Sebepleri / Mekanizması
Bu durumun altında yatan mekanizmalar arasında şiddetli depresyonda görülen ilgi kaybı (anhedoni), travma sonrası stres bozukluğunda (TSSB) ortaya çıkan duygusal küntleşme, yaygın kaygı bozukluğunda tükenmişlik hissi veya dissosiyatif bozukluklarda gerçeklikten kopma yer alabilir. Ayrıca, kişilik bozuklukları (özellikle borderline veya antisosyal kişilik bozukluğu) da bu tür kayıtsızlığa yol açabilir.
Ne Zaman Profesyonel Destek Almalı
Kayıtsızlık yaşam güvenliği, bireyin veya çevresindekilerin fark ettiği şekilde günlük işlevselliği bozuyorsa, yaralanma veya kaza riskini artırıyorsa ya da intihar düşünceleri eşlik ediyorsa derhal bir ruh sağlığı uzmanına başvurulmalıdır. Klinik bir psikoloğa danışılması önerilir; tedavi planı genellikle bilişsel davranışçı terapi, ilaç tedavisi ve psikososyal destek içerir.