Kader ilkesi
Kader ilkesi, psikolojide bireyin yaşam olaylarını kontrol edemediği inancını ifade eden bir kavramdır.
Kader ilkesi, psikolojide bireyin yaşamındaki olayların dış güçler veya önceden belirlenmiş bir plan tarafından yönlendirildiğine dair inancını tanımlar. Bu kavram, kontrol odağı teorisi ile ilişkilidir ve dışsal kontrol odağına sahip bireylerin olayları kader, şans veya diğer insanların kontrolüne atfetme eğilimini yansıtır. Kader ilkesine güçlü inanç, pasiflik, öğrenilmiş çaresizlik ve düşük öz-yeterlik ile bağlantılı olabilir.
Özellikleri
Kader ilkesine inanan bireyler, başarıları veya başarısızlıkları kendi çabalarından ziyade dış faktörlere bağlama eğilimindedir. Bu kişiler genellikle plan yapma ve hedef belirlemede zorluk yaşar, çünkü sonuçların kendi eylemlerinden bağımsız olduğunu düşünürler. Ayrıca, stresle başa çıkmada pasif stratejiler kullanma ve değişime direnç gösterme eğilimleri yüksektir.
Sebepleri / Mekanizması
Kader ilkesinin gelişiminde, tekrarlayan başarısızlık deneyimleri, travmatik olaylar veya otoriter bir yetiştirme tarzı rol oynayabilir. Kültürel ve dini inançlar da bu ilkenin benimsenmesini etkileyebilir. Bilişsel çarpıtmalar (örneğin, aşırı genelleme) ve düşük öz-saygı, bireyin kaderci bir bakış açısı geliştirmesine katkıda bulunur.
Ne Zaman Profesyonel Destek Almalı
Kader ilkesine aşırı inanç, depresyon, anksiyete veya motivasyon eksikliği gibi sorunlara yol açtığında profesyonel destek alınması önerilir. Özellikle birey, yaşamını değiştirme çabalarından vazgeçmişse ve işlevselliği belirgin şekilde etkilenmişse, klinik bir psikoloğa danışılması faydalı olacaktır.