İlişkisel bağımlılık

İlişkisel bağımlılık, bir kişinin duygusal veya fiziksel ihtiyaçlarını karşılamak için başka bir kişiye aşırı derecede bağımlı hale geldiği, sağlıksız ve tek taraflı bir ilişki dinamiğidir.

İlişkisel bağımlılık, bireyin duygusal, sosyal veya fiziksel ihtiyaçlarını karşılamak için bir başka kişiye aşırı ve sağlıksız bir şekilde bağımlı olduğu bir ilişki örüntüsüdür. Bu durum, genellikle düşük özsaygı, terk edilme korkusu ve sınır koyma güçlüğü ile karakterizedir. İlişkisel bağımlılık, DSM-5’te ayrı bir tanı kategorisi olarak yer almasa da, bağımlı kişilik bozukluğu ve karşılıklı bağımlılık (codependency) kavramlarıyla yakından ilişkilidir.

Belirtileri / Özellikleri

İlişkisel bağımlılık yaşayan bireylerde sıklıkla şu belirtiler gözlenir: Partnerin onayına aşırı ihtiyaç duyma, sürekli terk edilme korkusu, kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atma, partnerin sorunlarını çözmek için aşırı çaba gösterme, sağlıksız fedakârlıklar yapma ve ilişki dışında bireysel kimlik geliştirememe. Bu kişiler genellikle yalnız kalmaktan yoğun kaygı duyar ve ilişkiyi sürdürmek için her türlü özveride bulunurlar.

Sebepleri / Mekanizması

İlişkisel bağımlılığın kökenleri genellikle çocukluk dönemindeki bağlanma stillerine dayanır. Güvensiz bağlanma (özellikle kaygılı-kaçıngan veya kaygılı-kararsız bağlanma) yaşayan bireyler, yetişkin ilişkilerinde de benzer dinamikleri tekrarlama eğilimindedir. Ayrıca, düşük özsaygı, duygusal ihmal veya istismar öyküsü, mükemmeliyetçilik ve kontrol ihtiyacı da bu bağımlılık örüntüsünü besleyen faktörler arasındadır. Beyindeki ödül sistemi, bağımlılık yapıcı maddelerde olduğu gibi, partnerden gelen onay ve ilgiye karşı aşırı duyarlı hale gelebilir.

Ne Zaman Profesyonel Destek Almalı

İlişkisel bağımlılık, kişinin günlük işlevselliğini, iş hayatını veya sosyal ilişkilerini olumsuz etkiliyorsa, sürekli kaygı, depresyon veya öfke gibi duygusal sorunlara yol açıyorsa, sağlıklı sınırlar koymakta zorlanılıyorsa veya ilişki içinde fiziksel/duygusal istismar varsa bir ruh sağlığı uzmanına danışılması önerilir. Bir psikolog, bireyin bağlanma örüntülerini anlamasına, özsaygısını geliştirmesine ve sağlıklı ilişki becerileri kazanmasına yardımcı olabilir.