Varoluşçu biçim
Varoluşçu biçim, bireyin yaşamın anlamı, özgürlük, ölüm ve yalnızlık gibi temel varoluşsal kaygılarla yüzleşme ve bunlara yanıt verme tarzıdır.
Varoluşçu biçim, bireyin varoluşun temel gerçekleriyle (ölüm, özgürlük, yalnızlık, anlamsızlık) başa çıkma ve bu kaygılara karşı geliştirdiği tutum, inanç ve davranış örüntüsüdür. Psikoterapide, özellikle varoluşçu terapi yaklaşımında, danışanın bu biçimini keşfetmesi, daha otantik ve anlamlı bir yaşam sürmesine yardımcı olur.
Özellikleri
Varoluşçu biçim, bireyin kendini ve dünyayı algılama şeklini yansıtır. Otantik biçim, kişinin kendi seçimlerinin sorumluluğunu alması ve değerlerine uygun yaşamasıdır. Otantik olmayan biçim ise, kaygıyı bastırma, sorumluluktan kaçma veya toplumsal rollere sığınma eğilimini içerir. Bu biçim, bireyin yaşam krizleri, travmalar veya anlam arayışı sırasında daha belirgin hale gelir.
Mekanizması
Varoluşçu biçim, varoluşsal kaygılarla başa çıkma mekanizmalarından oluşur. Ölüm kaygısı, bireyin ölümlülüğünü kabul etme ya da inkar etme biçimini; özgürlük kaygısı, seçim yapma ve sorumluluk alma kapasitesini; yalnızlık kaygısı, başkalarıyla ilişki kurma ve kendini ayrı bir varlık olarak hissetme biçimini; anlamsızlık kaygısı ise yaşama anlam atfetme veya boşluk duygusuyla baş etme biçimini şekillendirir.
Ne Zaman Profesyonel Destek Almalı
Eğer varoluşsal kaygılar (ölüm korkusu, anlamsızlık hissi, yalnızlık) günlük işlevselliği bozacak düzeydeyse, umutsuzluk veya çaresizlik duyguları eşlik ediyorsa, bireyin yaşam kalitesini düşürüyorsa, bir klinik psikoloğa danışılması önerilir. Varoluşçu terapi, bu tür kaygılarla başa çıkmada etkili bir yaklaşımdır.