Ümitsizlik beklentisi
Ümitsizlik beklentisi, bireyin gelecekte olumlu bir sonucun mümkün olmadığına dair olumsuz bir beklenti geliştirmesi ve bu nedenle pasif kalmasıdır.
Ümitsizlik beklentisi, bireyin gelecekte olumlu bir sonucun mümkün olmadığına dair olumsuz bir beklenti geliştirmesi ve bu nedenle pasif kalmasıdır. Bu kavram, özellikle depresyon ve intihar davranışı ile ilişkilendirilen bilişsel bir yapıdır. Aaron Beck’in bilişsel modelinde, umutsuzluk depresyonun temel belirtilerinden biri olarak ele alınır ve bireyin çaresizlik duygusuyla birleşerek eylemsizliğe yol açar.
Belirtileri / Özellikleri
Ümitsizlik beklentisi, kişinin gelecek hakkında sürekli olumsuz düşünceler beslemesi, çaba göstermenin bir işe yaramayacağına inanması ve motivasyon kaybı ile kendini gösterir. Birey, sorunlarına çözüm bulamayacağını düşünür ve bu nedenle yardım arama davranışından kaçınabilir. Uyku ve iştah değişiklikleri, sosyal izolasyon ve karamsar bir ruh hali sıklıkla eşlik eder.
Sebepleri / Mekanizması
Ümitsizlik beklentisi, tekrarlayan başarısızlık deneyimleri, travmatik yaşam olayları, kronik stres veya biyolojik yatkınlıklar sonucu gelişebilir. Bilişsel çarpıtmalar (örneğin, aşırı genelleme veya felaketleştirme) bu beklentiyi pekiştirir. Ayrıca, öğrenilmiş çaresizlik modeli, bireyin kontrol edemediği olumsuz durumlar karşısında pasifleşmesini açıklar.
Ne Zaman Profesyonel Destek Almalı
Ümitsizlik beklentisi, günlük işlevselliği belirgin şekilde bozuyorsa, intihar düşünceleri veya planları varsa ya da uzun süreli bir karamsarlık hali söz konusuysa, bir ruh sağlığı uzmanına danışılması önerilir. Klinik bir psikoloğa başvurarak bilişsel-davranışçı terapi gibi kanıta dayalı yöntemlerle bu olumsuz beklentilerin üstesinden gelmek mümkündür.