Gelişim dışsallaştırma
Gelişim dışsallaştırma, bireyin içsel süreçlerini (duygu, düşünce) dışsal nedenlere atfetmesi ve bu eğilimin yaşam boyu değişimidir.
Gelişim dışsallaştırma, bireyin kendi içsel deneyimlerini (duygular, düşünceler, davranışlar) dışsal faktörlere veya başkalarına atfetme eğiliminin yaşam boyu süren değişimini ifade eder. Bu kavram, özellikle çocuklukta daha belirgin olan dışsallaştırma eğiliminin, bilişsel olgunlaşma ve sosyal deneyimlerle birlikte içselleştirmeye dönüşme sürecini vurgular. Gelişim psikolojisi bağlamında, dışsallaştırma, bireyin sorumluluk almasını ve öz-düzenleme becerilerini etkileyebilir.
Özellikleri
Gelişim dışsallaştırma, genellikle çocukluk ve ergenlik döneminde daha sık görülür. Örneğin, bir çocuk başarısızlığını öğretmenin haksızlığına bağlayabilir. Bu eğilim, zamanla bireyin içsel nedenleri fark etmesiyle azalır. Ancak bazı bireylerde yetişkinlikte de devam edebilir ve bu durum, düşük öz-yeterlik, kaygı veya depresyonla ilişkilendirilebilir. Dışsallaştırma, aynı zamanda sosyal ilişkilerde çatışmalara yol açabilir.
Mekanizması
Gelişim dışsallaştırmanın altında yatan mekanizmalar arasında bilişsel gelişim, bağlanma stilleri ve ebeveyn tutumları yer alır. Piaget’in bilişsel gelişim kuramına göre, somut işlemler dönemindeki çocuklar soyut neden-sonuç ilişkilerini kavramakta zorlanır. Ayrıca, aşırı koruyucu veya eleştirel ebeveynlik, dışsallaştırma eğilimini pekiştirebilir. Yetişkinlerde ise bu mekanizma, savunma düzeneği olarak işlev görebilir.
Ne Zaman Profesyonel Destek Almalı
Eğer birey, sürekli olarak kendi sorumluluğunu dışsal faktörlere atfediyor ve bu durum iş, okul veya sosyal yaşamında belirgin sorunlara yol açıyorsa, bir klinik psikoloğa danışılması önerilir. Özellikle bu eğilim, yoğun kaygı, öfke patlamaları veya depresif belirtilerle birlikte görülüyorsa profesyonel destek alınması faydalı olacaktır.