Kaygı ile ilgili problemler.
Kronik Üzüntü: Gelecek, eğitim hayatı veya ilişkiler konusunda aşırı endişe mi duyuyorsunuz?
Endişe ve kaygı duygularını, herkesin yaşam boyu yaşaması normaldir. Bununla birlikte, birçok ergen, her gün olaylar hakkında, kronik endişe yaşıyor olabilir. Buna, yaygın anksiyete bozukluğu denir. Kronik endişesi olan ergen, bir kaygı sorununun ortadan kalkmasının ardından kısa bir süre sonra başka bir konunun ortaya çıkabileceğini görebilir. Bu endişe, sınavlar, fiziksel performans, akran ilişkileri veya gelecekle ilgili endişeler gibi yaklaşan olaylarla bağlantılı olabilir. Kişisel sağlık veya başkalarının sağlığı ile ilgili endişeler, gençlerin kendilerini meşgul bulabileceği diğer endişeler olabilir. Ergenlerin, kaygı ve endişe yaşamasının nedeni çoğu zaman en kötü senaryonun oluşacağına olan inançlara dayanır. “Başarısız olacağım” ve “reddedileceğim” gibi kendi kendine konuşma ifadeleri kronik endişelere yol açabilecek düşüncelerin örnekleridir.
Diğer kronik endişe ve kaygı belirtileri sinirlilik, zayıf konsantrasyon, uyku güçlüğü, huzursuzluk veya psikomotor hareketler veya başka problemler olabilir (örn. Bacak sallama, tırnak yeme). Genellikle endişe okuldaki ve ilişkilerdeki performansı etkiler.
Kronik endişelerle nasıl yardımcı olabilirim?
Gençlerin, felaket düşüncesini en aza indirgeme becerileri geliştirmelerine yardımcı oluyorum. En kötü senaryoya atlamak yerine, daha dengeli ve akılcı bir şekilde düşünme becerilerini öğrenirler. Ayrıca, ergenlerin kaygı ile ilgili endişe düşüncelerinden nasıl kurtulabileceklerini öğrenmelerine yardımcı olmak için başetme becerilerini kullanırım. Ben adolesanların endişeli olduklarında yaşayabilecekleri sinirlilik veya psikomotor ajitasyonun azaltılmasına yardımcı olmak için rahatlama becerileri öğretiyorum. Araştırmalar sayesinde ergenler, kaygılarını daha çok eğilimli hale getirecek sosyal faktörleri ve kaygılarının toplumsal ve kişisel ilişkileri nasıl etkilediğini anlayacaktır.
Psikolog Murat Bilim’den alacağınız destekle mutlu bir hayata doğru ilerlemek için kendinize izin verin.. Daha fazla bilgi almak veya randevu almak için bizi arayın.
Ergenlik Dönemi Kaygı ve Kronik Endişe Hakkında Merak Edilenler
Normal kaygı, belirli bir duruma (örneğin, önemli bir sınava girmeden önce) bağlı, geçici ve işlevsel bir tepkidir. Yaygın anksiyete bozukluğunda ise endişe, birçok farklı konuda (okul, gelecek, ilişkiler, sağlık), en az 6 ay boyunca, neredeyse her gün ve kontrol edilemez şekilde devam eder. Bu endişe hali, ergenin günlük işlevselliğini (ders çalışma, sosyalleşme) belirgin şekilde bozar ve sıklıkla huzursuzluk, kolay yorulma, odaklanma güçlüğü gibi fiziksel belirtiler eşlik eder.
Belirtiler zihinsel, duygusal ve fiziksel olabilir. Sürekli ve aşırı endişe hali, 'felaketleştirme', konsantrasyon güçlüğü, karar verememe, huzursuzluk, kolay irkilme, sinirlilik, uyku problemleri (uykuya dalmakta veya sürdürmekte güçlük), kas gerginliği, baş ağrısı, mide-bağırsak şikayetleri (karın ağrısı, bulantı) ve sürekli bir yorgunluk hissi yaygın görülen belirtilerdir.
Eğer endişe ve kaygı duyguları ergenin okul başarısını, arkadaşlık ve aile ilişkilerini, günlük aktivitelere katılımını belirgin şekilde engelliyorsa; fiziksel belirtilere yol açıyorsa; en az birkaç haftadır neredeyse her gün devam ediyorsa ve ergen bu duyguları kontrol etmekte zorlanıyorsa, bir çocuk ve ergen psikoloğu veya psikiyatristinden profesyonel destek almak önemlidir. Ertelemeden destek aramak, sorunun kronikleşmesini önleyebilir.
Aileler öncelikle ergenin duygularını geçiştirmeden veya küçümsemeden, anlamaya ve dinlemeye çalışmalıdır. 'Endişelenme' demek yerine, 'Bu konuda endişelendiğini görüyorum, ben yanındayım' gibi destekleyici ifadeler kullanmak etkilidir. Birlikte nefes egzersizleri, düzenli fiziksel aktivite ve sağlıklı uyku düzeni gibi kaygıyı yönetmeye yardımcı olacak günlük rutinler oluşturmak teşvik edilmelidir. En önemlisi, bir uzmana yönlendirme yapmak ve tedavi sürecinde işbirliği içinde olmaktır.
Yaygın anksiyete bozukluğunun tedavisinde en etkili yöntem, kanıta dayalı psikoterapi yaklaşımlarıdır. Özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), ergenin endişeye yol açan olumsuz düşünce kalıplarını tanımasına, bunları daha gerçekçi düşüncelerle değiştirmesine ve kaygıyı tetikleyen durumlarla başa çıkma becerileri (gevşeme teknikleri, problem çözme) geliştirmesine yardımcı olur. Şiddetli vakalarda, bir çocuk ve ergen psikiyatristi değerlendirmesi sonucu ilaç tedavisi (genellikle seçici serotonin geri alım inhibitörleri - SSRI'lar) psikoterapiyle birlikte önerilebilir. Tedavi planı her ergenin ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilir.
Günlük streslere bağlı hafif kaygılar zamanla azalabilir veya ergen başa çıkma becerileri geliştirdikçe hafifleyebilir. Ancak, klinik düzeydeki kronik endişe ve yaygın anksiyete bozukluğu genellikle kendiliğinden geçmez. Tedavi edilmediğinde, yetişkinlik dönemine de taşınabilir, depresyon gibi başka ruhsal sorunlara zemin hazırlayabilir ve yaşam kalitesini uzun süreli olarak olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, belirtilerin süreklilik arz etmesi durumunda profesyonel yardım almak en sağlıklı yoldur.